Destekçi Kuruluşlar


Popüler Bilimsel Makaleler
Perovskit Güneş Pillerinin Ticarileşme Atılımı
Japonya’daki Okinawa Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan bilim insanları düşük maliyetli ve yüksek verimli güneş pilleri üretmek için yeni bir yöntem geliştirdiler.Bu yöntemle üretilen güneş pilleri doğada doğal olarak bulunan perovskit mineralinin kristal yapısına benzeyen malzeme ve bileşikler kullanarak geliştirildiler.

makaleye erişmek için tıklayınız
Neandertaller Uzun Mesafe Koşucuları Değil Sürat Koşucularıydı
Neandertallerin, 300.000 yıl öncesinden, 40.000 yıl önce nesilleri tükenmeye başlayana kadar geçen 100.000 yılı aşkın sürede, Avrupa ve Asya’nın görece ormanlık bölümlerinde yaşadıklarını bilinmekteydi.
Ormanlık alanda avlanmak için kısa mesafe koşucuları gibi hızlı olmanız ve iyi bir ivmelenmeye sahip olmanız gerekir. Böylece, ağaçların arkasından avınızı gördüğünüzde çok hızlı bir tepki verebilmelisiniz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Katalizörlerin Moleküler Ölçekteki Sırlari Açığa Çıkarılıyor
Nanoteknolojinin katalizör üretiminde kullanımı, sanayideki temel süreçlerin yürütülmesinde önemli değişikliklere yol açıyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Denemelere Göre TNS Uygulaması Bazı ADHD'li Çocuklarda Semptomları Azaltıyor
Uzmanlar, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite sorununun, okul çağındaki çocukların yaklaşık %9.5 ini, yetişkinlerin ise % 4.4 kadarını etkilediğini tahmin ediyorlar.
Yeni bir çalışmada, Kanada ve Avrupa’da kabul edilmiş olan ve inatçı depresyon ataklarında ilaç tedavisi ile birlikte yapılan TNS (trigeminal nero stimulasyonu) uygulamasının dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ( ADHD Attention Deficit Hyperactivity Disorder) olan çocuklarda da etkili ve güvenli bir tedavi yöntemi olacağı belirtilmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Erken Evre Akciğer Kanseri Tanisi
Akciğer kanseri en yaygın ve agresif kanserlerden biridir. Erken evre akciğer kanserinin klinik belirtilerinin eksikliği, çoğu zaman, tanının geç evrelerde konulmasına neden olmaktadır. Erken tanı için ucuz, basit veya yaygın olarak kullanılabilen tarama yöntemleri yoktur.

makaleye erişmek için tıklayınız
Bilim İnsanları Ortama Göre Soğutan ya da Yalıtan İlk Kumaşı Üretti
On yıllarca önce ileri teknoloji çalışmalar sonucunda, yüksek termal özellik gösteren ve gerek maraton koşucularını gerekse soğuk Alpler’e tırmanacak dağcıları sıcak tutan termal kumaşlar geliştirilmişti. Şimdi araştırmacılar, özel bir karışıma sahip olan sentetik yapıdaki ipliği karbon nano tüplerle kaplayarak ürettikleri kumaşta, sıcak ve nemli ortamda ısıyı dışa yayan ve soğuk ve kuru ortamda ise mevcut ısıyı haspseden bir özellik geliştirdiler.

makaleye erişmek için tıklayınız
Özdevimli ya da Otomatikleştirilmiş Öğrenme Gelişiyor
2018 yılında, kimya araştırmacıları da, büyük veri setlerinden öğrenilebilecek algoritmalar aracılığı ile tahmin yürütmek veya karar vermek için kullanılan bir yapay zeka türü olan “machine learning” uygulamalarını ( Türkçe’de Özdevimli ya da Otomatikleşmiş Öğrenme terimleri kullanılıyor) keşfetmeye devam ettiler.

makaleye erişmek için tıklayınız
Plastik Sorunu İçin Çözüm Aranıyor
2018 yılında dünya, çevreye atılan plastik ürünlerin büyüyen dağlarıyla uğraşmaya devam etti. Bazı sorunlu plastiklerin geri dönüşümü için şirketler teknolojiye yatırım yaptılar ve kimyagerler yeni, sürdürülebilir polimerler oluşturdular.

makaleye erişmek için tıklayınız
Deniz Suyu Güneş Enerjisiyle Tatli Suya Dönüşüyor
Birleşmiş Milletler bünyesindeki Dünya Tarım Örgütü FAO’nun öngörülerine göre, 2025’li yıllarda yaklaşık 2 milyon insan, günlük gereksinimlerine yetecek miktarda içme suyuna sahip olamayabilirler.
Pekiyi, bu enerjiyi güneşten sağlayabilir miyiz?

makaleye erişmek için tıklayınız
Protein Efsanesi - Doğru Kiloya Sahip Olmak
Protein beslenmemizde önemlidir. Çünkü, proteinli gıdalar, yaşamımızı sürdürmemizi sağlayacak yeni proteinler üretmesi için vücudumuzun ihtiyacı olan 20 amino asidi sağlar. Mutlaka gıdalardan almak gereksiniminde olduğumuz, vücudumuzun üretemediği dokuz temel amino asit bulunmaktadır. Bunlar: 1) histidin 2) lösin3) triptofan4) valin5) treonin6) lisin7) metionin8) izolesin9) fenilalanindir.

makaleye erişmek için tıklayınız
İklim Değişikliği Sonucunda Oluşan Korkutucu Sinyaller
2018 yılında, bilim insanları karbon salımını (emisyonunu) ortadan kaldırmak ve bu nedenle oluşan iklim değişimi sonucunda ortaya çıkması beklenen ağır darbeler konularında çağrı yapmaya devam ettiler.

makaleye erişmek için tıklayınız
Genç Kalmanın Sırrı Bağışıklık Sistemimizde Mi Gizli?
Weisman Institute of Science araştırmacılarının çalışmaları sonucu hazırladıkları rapora göre ileri yaştaki farelerde Bağışıklık Sistemini yaşlanmış hücrelerden arındırmak yoluyla gençlik karakteristiklerinin yeniden inşa edilebileceği mümkün olmaktadır. Bu bulgular aslında insanlarda da yaşlanmayı etkileyen faktörlerin geri döndürülebileceğini ima ediyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kimyacılar Küçük Moleküler Yapıları Çözümlemek İçin Elektron Kristalografisinden Yararlandılar
Elektron kristallografisi tekniğiyle organik bileşiklerin yapılarının belirlenmesi buluşu hakkındaki yazımızı sizlerle paylaşıyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Mikrobiyom ve İnsan Sağlığı Arasında Daha Fazla Bağlantı Keşfedildi
Vücudumuzda 100 trilyondan fazla (yani toplam hücre sayımızın 10 katı kadar) mikrop bulunuyor. Aynı çatı altında birlikte yaşadığımız ve bakteriler, mantarlar, virüsler ve protozoalardan oluşan bu mikroplarımızın oluşturduğu bütüne “mikrobiyom” adı veriliyor.
2018 yılı, insan sağlığıyla, insanın mikrobiyomu arasında pek çok yeni ilişkinin aydınlatıldığına tanık oldu.

makaleye erişmek için tıklayınız
4 Boyutlu Baskıda Işığa Hassas Mürekkep Kullanımı
4 boyutlu baskılarda nesneler esneyebilir. Bazılarının şekilleri kendiliğinden ve tamamen yeniden yapılandırabilir. İnsanlar genellikle bunları çevresel etkilere cevap verecek şekilde tasarlarlar. Örneğin suya düştüklerinde veya ısıya maruz kaldıklarında açılabilir ya da dönüşebilir.

makaleye erişmek için tıklayınız
E- Bandaj İle Farelerde Yara İyileşmesinin Hızlandığı İspatlandı
Derimiz cilt yaralarının iyileşmesinde dikkat çekici bir yeteneğe sahiptir. Fakat bazı durumlarda yaraların iyileşmesi çok yavaş olur ya da hiç iyileşmez. Bu sürecin uzaması, kronik ağrılara, iltihaplanmaya yada açık yaraya neden olur. Günümüzde, araştırmacılar tarafından fare yaralanmalarında yara iyileşme sürecini önemli ölçüde kısaltan, kendi kendisine güç üreterek elektriksel akım oluşturan yara bandajları geliştirmiştir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Katalizörlerin Moleküler Ölçekteki Sırları Açığa Çıkarılıyor
Amerikan Kimya Birliği ACS’nin resmi iletişim organı olan C&EN ya da Chemical and Engineering News dergisi, 2018 yılında, kimya alanında kaydedilen en önemli 9 çalışmayı 10 Aralık 2018’de açıkladı. Bu çalışmalar hakkındaki temel bilgileri içeren 9 yazıyı, Mesleki Yayınlar Bültenleri aracılığıyla paylaşmayı planladık.
Nano katalizörlerle ilgili bu yazımız, bu kapsamdaki yazılardan biridir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Babun’lara Kalp Nakli
Türler arası transplantasyon çalışmaları sayesinde, babunlar insanlardaki organ nakillerinin ihtiyaçlarını karşılanabilir. Yakın zamanda, bilim adamları ilk defa, domuz kapleri nakledilen babunları, 6 ay canlı ve sağlıklı bir şekilde yaşatmayı başardılar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Su Arıtmada Müthiş Yenilikçi Bir Yöntem
Bir deniz canlısı olan kafadan bacaklılardan ACTINIA nın dokungaçları ile avını tuzağa düşürüp yakalamasından esinlenen bir grup araştırmacı su arıtma işlemi için başarılı yeni bir yöntem geliştirdi. Araştırma, nano pıhtılaştırıcı- nano koagülant olarak bilinen bir malzeme tütü ile sudaki safsızlıkları giderme temeline dayanıyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
ABD’de E-Sigara Kullanımı Kısıtlanıyor
Genç e-sigara kullanan sayısındaki endişelendirici artışı önlemeye yönelik bir girişimde, ABD Gıda ve İlaç İdaresi FDA, 15 Kasım'da gençlere hitap eden belirli aromalı e-sigaraların satışı ile ilgili kısıtlamaları açıkladı. FDA, ayrıca, uzun zamandır halk sağlığı savunucularının mentollu sigaraları ve aromalı puroları yasaklamaya çalıştığını belirtti.

makaleye erişmek için tıklayınız
Bulut Damlacıklarının Gizli Hayatı
Atmosfer konusunda çalışan bilim adamları, 20 yıldır, su damlacıklarının, esasen kargaşalı hava akımlarının akışkanları birbirine karıştıran girdapları nedeniyle bulutların içinde kümelendiğini öngörmekteydiler.
Atmosferi araştıran araştırmacılardan oluşan bir ekip, tespit amaçlı aygıtlarını atmosferde kullandılar ve holografi tekniğinin yardımıyla, su damlacıklarının gerçekten bulutların içinde kümelendiklerini doğruladılar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Bağışıklık Sistemi
Bağışıklık sistemi, biri kalıtsal diğeri ise kazanılmış olarak tanımlanan iki kategoride ele alınır. Bağışıklık hücresinin rolü, vücudun yapısal ve işlevsel bileşkelerine yabancı varlıkların zarar vermesinden ve hastalıklardan korunmayı sağlamaktır.

makaleye erişmek için tıklayınız
Dişin Sırlarına Yapılan Sondaj
Azap düzeyinde ağrılara yol açan çürük dişlerden kurtulmak ve yine de hastayı çiğneyebilme olanağına sahip kılmak! Bu konuda, dolgular, takma dişler, altın kaplamalar, seramik kaplamalar, kanal tedavileri, implantlar gibi çözümler geliştirme serüveninde şimdi yeni bir noktaya gelinmiş durumda:
Kök hücrelerden doğal diş üretmek!

makaleye erişmek için tıklayınız
Toz Akarları Kurak Amerika’dan Kaçmakta
Toz akarı, ev tozunun içinde bulunan mikroorganizmalara verilen addır. Ev tozu akarları eklem bacaklılar ailesinden olup gözle görülemeyen ancak mikroskopla seçilebilen küçük canlılardır. Çoğunlukla ev içi ortamında bulunurlar. İnsanlarda alerjiye neden olan bu akarlar insanların deri döküntüleri ile beslenirler. Toz akarları kuru bölgeleri sevmiyorlar.
Neden mi?

Çünkü akarlar hayatta kalabilmek için yüksek neme ihtiyaç duyarlar. (Akarlar su içemezler, bunun yerine nemli halde kalabilmek için nemi emerler.)

makaleye erişmek için tıklayınız

Yağmurluklar Bizi Nasıl Kuru Tutuyor?
İster Gene Kelly gibi yağmur altında şarkı söyleyin ister Prince gibi mor renkli gitarınızı çalın, sağnak yağmurda kuru kalmanın en iyi yolu yağmurluk giymektir.
Su geçirmez bir kumaşın ilk patent alışından bu yana 195 yıl geçmiş.
Bu süre içinde, su geçirmezliği sağlamaya yönelik olarak bulunan kimyasal çözümler, işe yarar yağmurluklar geliştirmekte anahtar rolü oynamışlardır.

makaleye erişmek için tıklayınız
Havuz Kimyasalları
Çoğunluğunu klorlu bileşiklerin oluşturduğu dezenfektan malzemelerinin doğru miktarda kullanabilmesi bir ayarlama sanatıdır.
Derişim, belirli bir miktar dezenfektanın suda sürekli kalması sağlayacak kadar fazla olmalı ve aynı zamanda havuzdakilerin rahatını kaçırmayacak kadar da az olmalıdır.

makaleye erişmek için tıklayınız
Gliserol (Gliserin)
Gliserol ya da günlük kullanımda daha yaygın olan adıyla gliserin, doğada, bitkisel yağlar olarak bildiğimiz temel gıda maddelerinin yapı taşlarından biri. Ayrıca, insanın da dahil olduğu bir çok hayvanın yağ üretme metabolizmasında da önemli rol oynayan bir molekül.
Bunların yanısıra, gliserinin, sabun ve kozmetik sanayisinden, polimer üretim sanayisine, damar genişletici kalp ilaçlarından patlayıcı sektörüne yayılan çeşitli kullanım alanları gelişmiş durumdadır.

makaleye erişmek için tıklayınız
Otomobil Endüstrisinin Yakıt Verimliliği Standartlarını Tarımda Uygulamak Milyarlar Kazandırabilir
Araştırmacılar; gübre üretiminde otomobil endüstrisinin kullandığı yakıt verimliliği standartlarına benzer kriterleri benimsemenin, yalnızca ABD mısır sektörü için yılda 5 ile 8 milyar dolarlık bir ekonomik yarar sağlayabileceğini yeni bir analiz ile kanıtladılar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Tüy Dökücüler Nelerdir, İstenmeyen Tüylerden Nasıl Kurtulursunuz?
Tüy dökücüler nelerdir, istenmeyen tüylerden nasıl kurtulursunuz?

Kremler, Ağda, Şeker Ağdası, Lazer...

Bu yazımızda, tüyleri gidermenin bilimsel ve tarihsel kökenlerine inmek istiyoruz.

Farklı uygulamalar hakkında bilgi sahibi olmak hangisini tercih edeceğinize karar vermenizi kolaylaştıracaktır.

makaleye erişmek için tıklayınız

Bu Bakteri Altın ile Beslendiğinde Yarar Sağlıyor
California Üniversitesi Berkeley Yerleşkesinden araştırmacılar, altın metaline karşı çok iştahlı olduklarını belirttikleri Moorella Acetaticia isimli bakterilerin, bu özellikleri sayesinde yapay fotosentez ile güneş enerjisi ürettiklerini bildiriyorlar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Perovskitler: Optik İletişimde Geleceğin Malzemeleri
İsveç’in Linköping ve Çin’deki Shenzhen kentlerindeki üniversitelerde çalışan araştırmacılar, hem metinleri hem de müziği aktaran, ucuz ve verimli bir fotodedektörün inorganik bir perovskitten nasıl oluşturulabileceğini gösterdiler.
Araştırmacılar, çalışmalarının gelecekteki hızlı optik iletişimi için umut verici bir malzemenin doğumunu müjdelediğini belirtiyorlar.

makaleye erişmek için tıklayınız
DEET: Böcek Kovucu
Sivrisinek ısırması, sıtmanın insana bulaşmasına neden olarak yılda yaklaşık 3 milyon kişinin ölümüne yol açmaktadır. Böcek ısırmaları ve sokmaları, insanlarda, bazıları ölümcül olabilen allerjik reaksiyonlar da oluşturabilmektedir. Bu nedenle, böcekleri kovmak üzere cilde uygulanan sıvılar hayat kurtarma potansiyeline sahip buluşlardır.
Bu yazıda, en etkili olduğu bilinen 4 böcek kovucudan, yani DEET, IR3535, Picaridin, Limon Ökaliptusu yağından en yaygın kullanılanı olan DEET’i ele alacağız.

makaleye erişmek için tıklayınız
İki Milyardan Fazla İnsan Güvenli İçme Suyundan Yoksun
Tatlı su; içmek, temizlenmek, yiyecek için bitki yetiştirmek, enerji üretmek ve modern yaşamın hemen hemen her yönü açısınan çok önemlidir. Bu öneme rağmen yine de günümüzde, 7.6 milyarlık toplam dünya nüfusunun 2 milyardan fazlasının evinde temiz içme suyu bulunmamaktadır.
Daha da ürkütücüsü, nüfus artışı ve iklim değişikliği tatlı su kaynaklarını azalttıkça, su kıtlığının giderek artma eğiliminde olmasıdır.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kimyada Bir (D)evrim – 2018 Nobel Kimya Ödülüne Giden Serüvenin Popüler Bilimsel Açıklaması
Bu yılki Nobel kimya ödülleri, 35 yıldan uzun süren ve (şimdilik) başta ölümcül kanser hastaları olmak üzere milyonlara umut olan “hedefe kilitlenen ilaçlar”la sonuçlanan araştırmaların üç kahramanına gitti.
Nobel Kimya Ödül Komitesi, her yıl o yılki ödülle ilgili bir popüler bilimsel açıklama yayımlıyor. Ödülün arka planındaki gelişmeleri titiz bir bilimsel üslupla anlatan bu yılki açıklama yazısından yola çıkarak hazırlanan bir yazıyı bu sayımızda sunuyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Şişe İçindeki En Eski Mesaj Bulundu ve Antik Bir Tıbbi Metin Ortaya Çıkarıldı
Avustralya’lı bir kadının Ocak ayında Avustralya kumsalında yaptığı gezinti muhteşem bir buluntu ile sonuçlandı, şimdiye kadar ortaya çıkmış benzerlerinden çok daha eski bir şişe ve içinde 132 yıllık bir mesaj.
Tonya Illman adlı kadın, Avustralya’daki Perth şehrinin yaklaşık 180 km kuzeyindeki batı kıyısında, kumların arasından çıkmış, koyu camdan yapılmış bir şişe gördü. İçinde sıkı sıkıya sarılmış ve bir parça sicim ile bağlanmış bir kağıt parçası vardı.

makaleye erişmek için tıklayınız
Anne Sütünün Beş Gizemi
İnsan sütünün bebeklerin enfeksiyonları bertaraf etmelerine yardım etmek için antikor gibi koruyucu faktörler taşıdığı iyi bilinmektedir. Ek olarak, bazı araştırmalar, sütte bulunan bağışıklık bileşenlerinin, bebeklerin en çok ihtiyaç duyduklarında yükselebileceğini öne sürmektedir.
Örneğin, annenin ve bebeğin ikisinin de soğuk algınlığında, sütteki beyaz kan hücrelerinin düzeylerinin 64 kat arttığı bulunmuştur.

makaleye erişmek için tıklayınız
2018 Nobel Kimya Ödülünün Kazananları Açıklandı
2018 Nobel Kimya ödülü, evrim prensibini yeni kimyasal bileşikler üretmek için kullanan 3 bilim insanına gidiyor. Ödülün yarısı, kimyasal tepkimeleri hızlandıran proteinler olan enzimlerin yönlendirilmiş evrim çalışmalarını ilk yürüten kişi olarak Profesör Frances Arnold’a verilirken, ikinci yarısı ise, virüs kullanarak yeni protein ve antikor geliştirme çalışmalarını yaptıkları için Profesör George Smith ve Profesör Gregory Winter’a gidiyor..

makaleye erişmek için tıklayınız
Kuşburnu Nöronu: İnsan Beynindeki En Yeni Nöron
Beyinde, motor emirleri oluşturmak, bilinçli düşünce, uzamsal düşünce ve dil gibi yüksek fonksiyonlardan sorumlu kısım olan neokorteks, beynin hacminin yaklaşık %76’sını oluşturuyor. Amerikalı ve Macar bilimcilerden oluşan bir nörobilim grubu yakın zamanda, neokortekste yeni bir tür insan beyni hücresi bularak bu yolculukta önemli bir buluşa imza attı.
Bu tür hücre, farelerde ve üzerinde çalışılan diğer laboratuvar hayvanlarında gözlemlenmiyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kahve Kalp Hücrelerini Hasardan Korur
PLOS Biology dergisinde Alman bilim insanlarının kafeinin kalp hücrelerini geliştirdiği ve hasarlanmaktan koruduğu konusundaki çalışmaları yayımlandı. İçilme miktarına bağlı olarak, Kafeinin kalp sorunları, inme , tip 2 diyabet gibi hastalıklara etkisinin kullanılan miktarla bağlantılı olduğu bilinmektedir.
Yapılan yeni araştırmalarda günde 4 fincan ve üstü kahve tüketenlerde kalbi koruyucu etkinin belirgin ölçüde arttığı tespit edilmiştir.

makaleye erişmek için tıklayınız
2018 Nobel Tıp Ödülü Kanser Tedavisinde Çığır Açan Bir Yaklaşımın Keşfine Verildi
Bugün öğle saatlerinde açıklanan 2018 Nobel Tıp Ödülü, kanser tedavisinde yepyeni bir yaklaşım geliştiren Amerikalı James P. Allison ve Japon Tasuku Honjo arasında paylaştırıldı.
İkili, bağışıklık sistemi üzerinde fren olarak işlev gören proteinleri işlevsiz bırakarak kanser tedavisinde yeni bir çığır açtılar. Herkese Bilim Teknoloji dergisinin internet sitesi www.herkesebilimteknoloji.com dan alıntıladığımız duyuru haberini paylaşıyoruz

makaleye erişmek için tıklayınız
Tip 2 Diyabet İçin Mercimek Bir Süper Besin mi?
Kandaki yüksek glikoz seviyesi hiperglisemi olarak adlandırılır. Hipergliseminin de Tip 2 diyabet için önemli bir risk faktörü olduğu bilinmektedir. Tip 2 diyabet İnsülin Direnci demektir. Tip 2 diyabet vakaları arttıkça beslenme konusuna daha çok eğilinmiş, bu hastalıkla başetmek ve hatta önlemek için beslenme müdahaleleri gündeme gelmiştir.
Bu bağlamda, karbonhidrat kaynakları arasında mercimek, sergilediği özelliklerle çok dikkat çekmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Adını Hiç Duymadığınız Mucitlerin En Önemlisi
“Çağımızın Edison’u” olarak isimlendirilen ekonomist Stanford Ovshinsky’nin ismi birçok insana yabancı gelebilir; fakat bu benzetme yerindedir. Tıpkı Edison gibi, Ovshinsky de kendi kendini eğiten ve üretken bir araştırmacıdır.
Sahip olduğu 400’den fazla patent arasında, birçok hibrit arabanın halen güç kaynağı olan nikel-metal hibrit pili ve ince-film güneş panellerinin kütlesel-üretimini olanaklı kılan bir yöntem ile ilgili olanı ve üstün dijital belleklerin üretilmesine imkan veren en yeni teknoloji de bulunuyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Daha İyi Bira Bilimi
Bugün yeni kurulan,modern, kâr odaklı bira işletmeleri mayalama işlemi yapmıyorlar. Bunun yerine, damıtma (destilasyon) yapıyor, steril koşullarda verimli biçimde çalışarak ucuz karbohidrat kaynaklarından saf alkol yapıyorlar, yapay tatlandırıcılar ve renklendiriciler girip, arzu edilen bira tipini üretiyorlar.
Ama, şimdi araştırmacılar, yüzlerce yapılan kalitede hatta daha lezzetli bira yapmanın yöntemlerini araştırıyorlar.

makaleye erişmek için tıklayınız
E-Sigaralar: Halk Sağlığı İçin Bir Kazanç mı Yoksa Bir Kayıp mı?
Çinli eczacı Hon Lik ticari olarak başarılı ilk elektronik sigarayı yarattı. Aşırı bir sigara içicisi olan ve akciğer kanserinden ölen babasının ölümünden etkilenen Lik'in basit bir fikri vardı: sigaradaki kanser yapıcılardan nikotini ayrıştırmayı sağlamak. Normal sigaradaki tütünü yakarak oluşan duman yerine, Lik kendi cihazı ile içerisinde nikotin bulunan bir sıvının buharlaşmasını sağlayarak sigara gibi teneffüs edilebilecek duman benzeri bir buhar oluşturdu.
Şimdi soru şu: E-sigara tütün kullanımını azaltma çabalarına yardımcı oluyor mu olmuyor mu?

makaleye erişmek için tıklayınız
Alzheimer Hastalığının Tedavisi ve Önlenmesine Yönelik Güncelleme
Toplumlar Alzheimer hastalığı için çok yüksek bedeller ödemektedir. Medikal hastalıklar arasında, Alzheimer ve diğer akıl hastalıkları için ödenen tedavi masrafları, bakım ve doğrudan olmayan harcamalar bakımından kanserden sonra ikinci sırada yer almaktadır.
Tüm dünyada yaşlı nüfustaki artış, bu konudaki çalışmaların sayısında çok yüksek bir artışa yol açmaktadır. Bu sayımızda Alzheimer hastalığı konusundaki çalışmaların ve tedavi önerilerinin güncel bir özetini sizlerle paylaşıyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Yeni Genom Düzenleme Yöntemi İstenmeyen Genetik Mutasyonları “Kesiyor”
Gen terapisi, genetik anomalilerden kaynaklanan hastalıkları tedavi etmek için yeni gelişen bir strateji. Gen terapisinin CRISPR Cas9 gibi genom düzenleme teknolojilerini kullanan bir türü, kusurlu genin doğrudan onarımını kapsıyor.
İyileştirici potansiyeline rağmen, hatalara da yol açabilen tekniklerde, Osaka Üniversitesi merkezli araştırmacılar CRISPR-Cas9’un değiştirilmiş bir versiyonunu kullanarak yeni ve dikkat çekici bir ilerleme sağladılar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Diğer Canlı Türlerinde İnsan Organı Yetiştirmek
1960’lardan bu yana, az sayıda hastaya babun karaciğerinden şempanze kalbine kadar değişen hayvan organları nakledildi yani ksenotransplantasyon yapıldı. Ama, hayvanların bağışıklık sistemlerinin bu yabancı organları reddetmesi nedeniyle bu hastaların çoğu öldü.
Gelişmeyi hızlandırmak için, Stanford Üniversitesi’nden tıp doktoru ve genetikçi Profesör Hiromitsu Nakauchi, bağışıklık sorununu aşmak amacıyla yeni bir çözüm önerdi:
Hayvanın organını nakletmek yerine, genetik yapısı itibarıyla amaca uygun hale getirilen bir organı hayvanın vücudunda yetiştirmek...

makaleye erişmek için tıklayınız
Protein Ağırlıklı Beslenmek Yaşlılarda Kemik Sağlığına Yarar Sağlar
Yaşlılıkla birlikte, yetersiz kemik yoğunluğunun yol açtığı ciddi iskelet sorunlarının arttığı biliniyor. Yapılan araştırmalarda kemik mineral yoğunluğu ve protein alımı arasındaki bağıntıyı inceleyen üç sistematik çalışmayı ve meta analizleri inceleyen grup bu çalışmalar sonunda kemik dayanımının önemli bir belirtisi olan kemik yoğunluğunun protein alımı ile artma eğilimi gösterdiği rapor ediiyor.
Gözden geçirilen çalışmaların çoğunda özellikle kalça kırıkları incelenmiştir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Domatesler:
Bitki Gerçekleri, İlginç Tarih ve Meyve Lezzetleri
Domatesler ilginç bir tarihe sahip, besin değeri yüksek ve çekici meyvelerdir. Bir zamanlar zehirli oldukları düşünülürdü, ama günümüzde birçok öğünün temel unsurudurlar. Ancak bugünün domateslerinde geçmiştekilere kıyasla ne kadar lezzet eksikliği olduğunu fark etmeyebiliyoruz.
Modern yetiştirme tekniklerimiz, iyi işlenmiş ve birçok hastalığa dayanıklı, güzel ve sağlam bir meyve üretmiş, ancak çoğunlukla lezzet ve aromasından fedakarlık edilmiştir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Disiplinler Neden Önemini Yitiriyor?
Disiplinler giderek daha mı önemsiz hale geliyorlar? Bu konuda İngiliz akademisyen ve coğrafyacı Sir Nigel Thrift’in görüşlerine yer veren bir yazıyı paylaşıyoruz. Açık Bilim adlı popüler bilim sitesinde yayımlanan yazıda, günümüzde üniversitelerin, bilginin inşasında disiplin merkezli işleyişi giderek terk etmeye başladıklarının örnekleri ele alınarak değerlendirmelerde bulunuluyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Köpeklerin İnsanlara Benzerliği
Avrupa Biyoloji Laboratuvarı’ndan Dr. Luis Pedro Chelho başkanlığındaki bir araştırma ekibi, beslenme türünün köpeklerin bağırsak mikroorganizmasında nasıl etki yarattığını görebilmek için 64 köpek üzerinde rastgele kontrollerle denemeler yaptılar. Çalışmanın sonuçlarına göre köpeklerde insan bağırsak organizmasına (gut bikrobiyomu) oldukça benzer genler vardır ve beslenmeye düşünüldüğünden de daha duyarlıdırlar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Mayayı Biyokimyasal Fabrikalara Dönüştürmek İçin Işık Kullanılıyor
Maya, ekmek, şarap ve bira yapmak için yüzyıllardır kullanılmaktadır. Princeton Üniversitesi’nden araştırmacılar, buldukları yeni bir tekniği kullanarak, gıda üretimi ve biyoplastiklerde kullanılan laktik asidi, izobütanolü ve yeni nesil bir biyoyakıtı da içeren çeşitli kimyasalları üretmek için, fermantasyonu ve genetiği değiştirilmiş mayayı kullandılar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Meyvaların Olgunlaşması
Meyve yerken mükemmel olgunlaşmış bir tad alıyorsanız sanslısınız demektir. Örneğin muhteşem bir şeftali yada yağ lezzetinde bir avakado . Ne yazık ki yediğİmiz çoğu meyve ıslak karton tadındadır.
Bitki yetiştiricilerinin çürümeye dayanıklı, gemi ile dağıtım süresine uygun, yılın her mevsiminde elde edilebilir olan ve yeteri kadar büyüdüğüne karar verdikleri meyvelerde ne yazık ki lezzet ayaklar altındadır.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kemoterapi Zamanlaması
Çoğu canlı organizma - hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve hatta bazı bakteri türleri - 24 saatlik gündüz-gece döngüsüne göre her bir hücredeki biyokimyasal, fizyolojik ve davranışsal işlevleri yöneten bir sirkadiyen saatine sahiptir. Bu saat yüzlerce başka faktör arasında uyku ve uyanma, hormon seviyeleri, vücut sıcaklığı, kalp hızı ve tansiyonu düzenler. Profesör Aziz Sancar’ın laboratuvarındaki bilim insanları bu ritmin kanser tedavisinin zaman planı yapılırken de dikkate alınmasının önemi üzerinde çalışıyorlar.

makaleye erişmek için tıklayınız
HİDRAZİN:
Roket Yakıtı, Likralı Giysiler, Güç İstasyonları ve Araba Hava Yastıkları!
Hidrazin, iki amonyak molekülünün (H2 kaybıyla) bir araya gelmesi ile birleştiği için, amonyak gibi kokan son derece zehirli ve tehlikeli derecede kararsız bir sıvıdır. Formülü N2H4 olan hidrazini yararlı kılan iki temel özelliği vardır. İlki, çok güçlü bir indirgeyici ajan olması, ikincisi ise bir başlatıcı ve polimerleşme katalizörü olarak kullanılabilmesidir.
Bu yazımız aracılığıyla, hidrazinin şaşırtıcı kullanım alanlarını okumanızı öneriyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Diyabet ve İnsülin ile İlgili Gerçekler
Diyabet, tedavi edilmezse çok tehlikeli olabilen çok yaygın bir hastalıktır. İki tip diyabet vardır. Eskiden bu, gençlik döneminde başlayan diyabet ve yetişkin diyabeti olarak bilinirdi. Ancak, bugün biliyoruz ki her yaşta her iki tip diyabet görülebilmekte ve tip 1 ve tip 2 diyabet olarak adlandırılmaktadır. Tüm vakaların yaklaşık yüzde 10'unda meydana gelen tip 1, bağışıklık sisteminin kendi insülin üreten hücrelerine saldırdığı, dolayısıyla yetersiz miktarda insülin üretildiği veya hiç insülinin olmadığı bir otoimmün hastalıktır. Tip 1, ağırlıklı olarak genç insanları etkiler ve genellikle 30 yaşından önce ve en sık 10 ve 14 yaşları arasındaki süreçte başlar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kar Taneleri Nasıl Büyür?
California Teknoloji Enstitüsü Fizik Bölümü’nden Ken Libbrecht, buz kristalinin büyümesini araştırırken, buzun fiziği karşısında büyülendi ve bu, onu kısa süre içerisinde kar taneleri konusunda dünyanın en önde gelen uzmanlarından birine dönüştürdü. Kışın Michigan, Ontario ve kuzeydeki diğer yerlere yaptığı gezilerde buz kristallerini mikroskopla yakalamaya ve fotoğraflamaya başladı. Güneşli Pasadena'daki bir laboratuvarda, kendi kar tanelerini oluşturabileceği bir soğuk oda laboratuvarı inşa etti.

makaleye erişmek için tıklayınız
Sigaranın DNA‘ya Verdiği Zarar Haritalandırıldı
Nobel ödüllü Aziz Sancar önderliğindeki bir araştırma ekibi tarafından UNC Tıp Akademisi Biyokimya ve Biyofizik Profesörü Sarah Graham Kenan Laboratuvarı’ndaki uzun süreli araştırma ve çalışmanın sonucunda, sigaranın sebep olduğu DNA hasarını genom seviyesinde yüksek çözünürlükte gösteren ve haritalandıran bir teknik geliştirildi. www.fizikist.com popüler bilim sitesinde yayımlanan bir yazıyı paylaşıyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
D Vitamin Düzeyleri ile Prediyabet Arasındaki İlişki
Yapılan çalışmalarda, diyabetli bireylerin 25(OH) vitamin D konsantrasyonlarının sağlıklı bireylerdekinden anlamlı derecede düşük olduğu, vitamin D eksikliğinin diyabet için yüksek risk oluşturduğu belirtilmiştir. Glukoz değerlerinin diyabet tanı kriterlerinin altında, fakat normal değerlerin üzerinde olduğu durum prediyabet olarak tanımlanmakta, prediyabetin yüksek oranda diyabete dönüşüme işaret ettiği bilinmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Beyin Fonksiyonuna Davranışsal Açıdan Bakış
Sinirbilimciler ya da kullanılan diğer bir terimle belirtecek olursak nöro bilimcileri yıllardan beri beyinin nasıl çalıştığı konusunda genler, nöronlar veya hayvan davranışları alanlarında ayrı ayrı yaptıkları çalışmalarla yeni görüşler kazandılar. Yine de beynin nasıl çalıştığı konusu tam anlaşılmış değildir. Bugünlerde nöro bilimciler yeni araçlar geliştirip mevcut tekniklerle birleştirerek taze bir anlayış birikimi yaratmaktadırlar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Mükemmel Serbest Atışın Arkasındaki Matematik
En iyi serbest atış nasıl olmalıdır?

Oyuncu çemberin önüne mi yoksa arkasına mı hedef almalıdır?

İyi bir serbest atış ile oyuncunun uzun veya kısa boylu olması arasında ilişki var mıdır?
Matematik bu konuda bize, benzersiz bir bakış açısı sunmaktadır. Matematik en iyi serbest atışların arkasındaki modeli daha kısa zamanda deşifre etmemizi sağlamaktadır.

makaleye erişmek için tıklayınız

İletken Polimerler Geleceğimizi Şekillendiriyor
İletken polimerlerin elektriksel iletkenliklerinin neredeyse metallerle kıyaslanabilecek kadar yüksek olduğu görülmüştür. Metallerin, polimerlere göre elektriksel özellikleri, üstün dirençleri ve genleşme avantajları yanında ağır, pahalı ve korozyona meyilli olmaları gibi dezavantajları bulunmaktadır.

makaleye erişmek için tıklayınız
Vücudumuzdaki Elektriğin Gücü
Vücuda takılan ya da yerleştirilen( implant) cihazlar halen pil ile çalışmaktadır ve biliyoruz ki pillerin ömrü sonsuz değildir, sınırlıdır. Örneğin bir kalp pilinin enerjisi bittiğinde yapılacak son işlem, cıhazı vücuttan çıkarıp pili yenilemek olacaktır.
Öte yandan, nefes alırken yapılan karın bölgesi hareketi normalde 0.83 vat enerji üretir. Kolları hareket ettirmek 60 vat enerji demektir. Bu değerler bir kalp pilinin 7 yıl boyunca harcadığı 50 milyon vat enerji düşünülürse hiçbir şey düzeyinde görünmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Asidik Denizler:
Karbondioksit Okyanusları Nasıl Değiştiriyor?
Mercanlar genellikle sıcak suda gelişmelerine rağmen, okyanus çok ısındığı zaman üzerlerinde çok büyük miktarda stres oluşuyor ve bu da güzel renklerini kaybetmelerine ve beyazlaşmalarına yol açıyor. Ayrıca okyanus suyunun asidikleşmesi de, mercanların, büyümeleri için gerekli olan besinleri almalarını güçleştiriyor.
Bu durum endişe verici, çünkü, mercan resifleri yeryüzünün % 1 inden daha az bir alan kapladığı halde okyanus ekosisteminde kritik bir rol oynuyorlar; okyanustaki canlı türlerinin tahminen dörtte birine sığınak olma işlevine sahipler.

makaleye erişmek için tıklayınız
"Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği" Yürürlüğe Giriyor
Bina yapı elemanlarının suya veya neme maruz kalması sonucu zaman içerisinde sağlık ve kullanım yönünden risk oluşturmasını engellemek amacıyla, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı su yalıtımını zorunlu hale getirdi. Binalarda su yalıtımını zorunlu kılan yönetmelik 27 Ekim 2017 Cuma tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı ve 1 Haziran 2018 tarihinden itibaren yürürlükte olacak.
Yazımızda, yönetmelikle ilgili kimi ayrıntıların yanısıra, yönetmeliğin tam metnine erişim bağlantısı da yer alıyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kimyagerler Atomlara Nasıl Yeni Bağlar Oluşturtuyorlar?
Evren bilim web sitesinden alıntıladığımız bu yazıda, atomlar arasında bağlar oluşturarak yeni moleküller yapmanın ilkesel bir analizi yer alıyor.

Kimyasal tepkimede atom çekirdeğine dokunulmaz; fakat elektronlar kimyasal bağları parçalamak veya yenilerini oluşturmak için transfer edilebilir veya paylaşılabilir. Kimyasal tepkimede her elementin atom numarası öncesi ve sonrasında aynıdır. Kimyasal reaksiyonda atomlar yeni ürünler, moleküller ve bileşikler oluştururlar.

makaleye erişmek için tıklayınız

İkiz Astronotlar Çalışması
Scott ve Mark Kelly, NASA bünyesinde astronot olarak görev yapan ve tek yumurta ikizi olan iki kardeş. Kardeşlerden Scott, iki yıl önce, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS)’ye gönderildi. 340 gün süren bu uzay serüveninden sonra Dünya'ya döndüğünde, uzaya gitmeden önceki boyundan 5 cm daha uzundu.
Vücut ağırlığı azalmış, bağırsak bakterileri tamamen farklılaşmış ve - NASA araştırmacılarının ön bulgularına göre - genetik kodu önemli ölçüde değişmişti.
Yani, artık Scott ve Mark’ın tek yumurta ikizi olma özellikleri ortadan kalkmıştı.

makaleye erişmek için tıklayınız
Grafenle Güçlendirilmiş Yeni Pil 5 Kat Daha Hızlı Şarj Oluyor
Samsung İleri Teknoloji Enstitüsü (SAIT), ”grafen topu” içeren yeni bir pil malzemesi tasarladı ve günümüzdeki lityum iyon pillerinden beş kat daha hızlı şarj etme kapasitesi sunuyor. Bu yeni malzeme teoride %100 şarj için sadece 12 dakikaya ihtiyaç duyuyor.
Popüler bilim sitesi bilim.org dan alıntıladığımız yazımızda bu buluşla ilgili kısa bilgilere yer veriyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Izgaralık Etin Terbiyesi ve Et Terbiyesinde Bira Kullanmanın Kanser Riski Üzerindeki Olumlu Etkisi
Etin terbiyesi üç amaca yönelik olarak yapılır:
- Etin, asitler ya da enzimlerle temas ettirilip piştiğinde çok az çiğnenerek yenebilir yumuşaklığa gelmesi.
- Yağ eklenmesiyle etin lezzetinin artırılması
- Baharatlar eklenerek, ete ek koku ve lezzetler kazandırılması.

Yazımızda, hem et terbiyesiyle ilgili en kabul gören yöntemleri ele alacağız, hem de bunların etki mekanizmalarına değineceğiz. Ayrıca, ızgarayla pişirme konusundaki ürkütücü kanser risklerini azaltmaya ilişkin bir çalışmanın sonuçlarını ele alacağız.

makaleye erişmek için tıklayınız
Bitkilerden Yapılan Plastikler Dünya Atık Sorununa Cevap Verebilir mi?
Plastiklerin büyük bir çoğunluğu petrol esaslı malzemeler kullanılarak üretiliyor. Yani kimyasal yapısı gereği birçok plastik oksijen içermiyor. Bu, onları çok hidrofobik (su sevmez) hale getirir ve bu nedenle, çevreye karıştıklarında, doğada bol bulunan bakteriler veya enzimler tarafından parçalanmaları çok zor olmaktadır.
Buna karşın, su sevmezlik açısından çok daha sorunsuz olan biyo-temelli plastiklerin üretimi giderek hız kazanıyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
D Vitamini
Bilim adamları, raşitizmin D vitamini olarak isimlendirilen önemli bir molekülün eksikliğinden kaynaklandığını buldukları raşitizm yumuşak ve zayıf kemiklerle tanımlanan bir çocuk hastalığıdır.
Çocuk büyüdükçe, ağırlaşır ve sonra yürümeye başladığında da bacak kemikleri kıvrılır ve ağırlık altında kemikler eğrilir, bu durum karakteristik olarak kavisli bir yürüyüş meydana getirir. Bu durumdan, kol ve kafatası kemikleri gibi diğer kemikler de etkilenebilir ve sonucunda şekil bozuklukları ve engellilik meydana gelebilir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Bilim İnsanları Kimyasal Tepkimeleri Hızlandırmak İçin Yeni Bir Yol Buluyor
ABD’deki Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles Kampüsü’nden ve Japan Üniversitesi Shizuaka’dan bir grup bilim insanı ve mühendis, kimyasal tepkimeleri hızlandıran bir süreç olarak enzim etkisinde yürüyen yeni tip katalizi buldular.
Bu bültenimizde, Nature dergisinde yayımlanan ve gelecek açısından umut verici olan bu çalışma ile ilgili bazı özet bilgileri sizlerle paylaşıyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Çoklu Doymamış Yağ Asidi İçeren Gıdalar Çocukları Obeziteden Koruyor
Daha yağsız vücut yapısına sahip ince yapılı çocukların beslenme alışkanlıklarında çoklu doymamış yağ asidi PUFA ( PolyUnsaturateded Fatty Acids) içeren gıdaların daha yüksek miktarlarda yer aldığı bildiriliyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Küçük Kıyamet:
Büyük İstanbul Depremi

Muharrem ayında bir salı günü

Saat hemen hemen geçmişti dördü

Ahali o anda bir zulüm gördü

Cihan bulanmıştı toza dumana….
Ne çáre, bozulmaz takdir-i Hüdá

Varsın yardım etsin cümleye Mevlá

Yıkıldı caminin alemi orda

Müezzin çıkamaz oldu ezána…
Nasıl zelzele bu, tam bir zulümdür

Söz ve láf anlamaz, böyle zálimdir

Babalar, evládlar sarılır durur

Yeniden gelmişler sanki cihána >br>Halid Efendi (1894 Depremi)

makaleye erişmek için tıklayınız

Ameliyathanedeki Kimya
1800’lü yılların ortalarına dek cerrahlık yaklaşımı, operasyon (ameliyat) sırasında insanların uyanık olmaları yüzünden işkence boyutlarında acı verici idi. 1793 yılında, İngiliz bilimci ve papaz Joseph Priestley’in keşfettiği azot protoksitin (N2O) 1840’ların başlarında diş hekimliği ve tıpta uygulanmasıyla başlayan anestetik adlı ilaçların kullanımı sayesinde acılar ve ağrılar önlenebildi.
Yazımız, bu “mucize” ilaçların nasıl keşfedildiği ve nasıl etki ettikleri konularındaki mevcut bilgileri derliyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Hollywood Özel Film Efektlerini Nasıl Yapıyor?
Bugünlerde, birçok özel efekt bilgisayar ile yapılıyor. Büyücü Gandalf’ın Yüzüklerin Efendisi’nde savaştığı ateş saçan Sudaki Gözcü Balrog, Gollum ve Helms Savaşı'ndaki Ork orduları tümüyle bilgisayar tarafından oluşturuldu. Fakat bilgisayar ile oluşturulan efektlerin sınırları var ve birçok film hala eski moda fiziksel efektleri bilgisayar tarafından üretilen efektler ile birlikte kullanıyor.
Bu yazımızda, fiziksel olarak yapılan özel film efektlerinin nasıl yapıldığına değineceğiz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Element X
Büyük bilim insanları genellikle büyük fikirleri ile anılırlar. Ancak aynı bilim insanlarının çoğunun ileri sürdükleri fikirlerin daha sonra yanlış olduğu da kanıtlanmıştır.
Rus kimyacı Dimitri Mendeleev periyodik tablo ile ilgili önerisini kutlamakta ve henüz keşfedilmemiş elementler ve özellikleri ile ilgili tahminde bulunmaktaydı. Fakat aynı zamanda elementX’in de içinde yer aldığı en enteresan element ile ilgili de tahminde bulunmakta ve her yerde bulunduğu için izole edilemediğini söylemekteydi.

makaleye erişmek için tıklayınız
Yara Tedavisini Hızlandıran Yeni Bir Yöntem Geliştirildi
Uppsala Üniversitesi ve SLU (Saint Louis University) Araştırmacıları yara tedavisi konusunda yeni bir yöntem buldular. Yöntemin modeli ve teknolojisi laktik asit ve bakteri içermektedir. Bu yöntemde yara bölgesine insan kemokini gönderilmektedir. Yeni geliştirilen bu konsept bir ilktir ve bu konsept biyolojik ilaç alanında yıkıcı bir etki geliştirebilecek niteliktedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
STEPHEN HAWKING Kimdir?
Ünlü fizikçi ve çağımızın en büyük dehalarından Stephen Hawking, 76 yaşında hayata gözlerini yumdu. Ölüm sebebi açıklanmamış olsa da, Cambridge/İngiltere'deki evinde "huzur içinde öldüğü" belirtildi.
İngiliz teorik fizikçi, karadelikler ve görelilik teorisi ile ilgili yaptığı önemli çalışmalarla bilinmekteydi. Dahası, dünya çapında çok satanlar listesine girmeyi başarmış Zamanın Kısa Tarihi ve Ceviz Kabuğunda Evren gibi kitapların da yazarıydı.

makaleye erişmek için tıklayınız
Potansiyel Olarak Deniz Yaratıklarında Bulunan İlaç Artık Verimli Biçimde Laboratuvarda Yapılabiliyor
Deniz yosunu benzeri bir deniz omurgasızı, ilaç olarak dikkat çekici bulunan fakat sınırlı miktarda bulunan bir molekül içeriyor. Ama, 14 ton yosun benzeri canlıdan, toplam olarak, sadece 18 gram potansiyel ilaç elde edilebiliyor.
Şimdi, Briostatin 1 olarak adlandırılan bu karmaşık biyolojik molekülün, verimli bir üretim reçetesi ile laboratuvarda sentezlenmesi kolaylaştırabilmekte.

makaleye erişmek için tıklayınız
Grip Aşısıyla İlgili Veriler ve Yan Etkiler
2017-2018 için Güncellenen Sonuçlar
l grip aşısı, gribe karşı koruma sağlamak amacıyla, yılda bir defa yapılan bir aşıdır ve ABD’de bulunan Hastalıkların Kontrolu ve Önlenmesi Merkezleri (Centers for Disease Control and Prevention, kısaca CDC), mevsimsel grip aşısını, 6 aylık ve daha büyük tüm bireyler için önermektedir.
Peki aşının koruma düzeyi ve yan etkileri hakkındaki

makaleye erişmek için tıklayınız
Çok Küçük Bir Kütle Çekim Kuvvetini Bir Tel İle Nasıl Ölçebilirsiniz?
Henry Cavendish farklı bir insandı. Tanımadığı kişilere doğrudan hitap edemeyen, kadınlardan çekinen, sözlü mezuniyet sınavı gerilimini yaşamamak için Cambridge Üniversitesi’nden mezun olamayan Henry Cavendish kuşkusuz tuhaftı. Ama, aynı zamanda 18. Yüzyıl’ın en parlak zekalarından da biriydi. Cavendish’in, bugünkülere göre ilkel denecek deneysel düzenekler yaparak eriştiği sonuçlar büyüleyicidir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Cam Hakkında Gözümüzle Gördüğümüzden Fazlası
Şiddet eylemlerinin olduğu yerler çoğunlukla kırık cam içerdiğinden, cam suç mahallinde en yaygın karşılaşılan kanıt materyallerinden biridir. Ayrıca, birçok cam parçası çıplak gözle aynı görünüyorsa da, kimyasal yapılarında belirgin farklılıklar gösterebilirler. Dikkatli bir araştırma, çeşitli cam türleri arasındaki ince ama önemli farklılıkları ortaya çıkarabilir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Moleküler Düzeyde Veri Depolamaya Doğru
Sabit belleklere benzer şekilde, dönme (: spin) durumu değişkenliği gösterebilen moleküller de (spin crossver molecules) manyetik düzeyleri sayesinde veri saklayabilirler. Almanya’da Kiel Üniversitesi’nden farklı alanlarda 100’den fazla araştırmacının dahil olduğu araştırma grubu, spin durumlarında çapraz geçiş yapabilen molekülleri bir yüzey üzerine yerleştirerek veri depolama kapasitesini arttırmayı başardı.
Bu çalışmanın sonuçlarına göre günümüzde kullanılan sabit belleklerin kapasiteleri teorik olarak yüz kat daha arttırılabilir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Beslenme, Beyin Ağı Organizasyonuna Katkı Sağlar
Besinler bilişsel performans ile bağlantılıdır. Fakat bu konuda yapılan araştırmalar bunun nasıl olduğunu henüz tam olarak çözememiştir. Yeni bir çalışma zeytinyağı, fındık fıstık ceviz gibi kabuklu yemişler ve avakado gibi gıdalarda bulunan tekli doymamış yağ asitlerinin (mono unsaturated fatty acids- MUFA) genel zeka ile bağlantılı olduğunu göstermektedir. Bu ilişkiyi, MUFA ile beyindeki dikkat ağı arasında bulunan bağıntı tetiklemektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
''Fight Club'' ve Bilim: Sabunlar, Hidrofobi, Hidrofili ve Kimya


makaleye erişmek için tıklayınız
Uranyum Plastiğin Yerine Geçebilir mi?
Önceleri imkansız gibi düşünülüyor olsa da Manchester Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre, Uranyum büyük ölçeklerde üretilen yığınsal kimyasallara ve polimerlere yol açacak tepkimeler verebilir. Yeni ilaçların ve çevre kirliliğini önleyecek biyolojik parçalabilir sert plastiklerin üretilmesinde müjdeci olabilir.
Nature dergisinde yayımlanan çalışmanın yürütücüsü İnorganik Kimya Profosörü Steve Liddle, bu keşifle ilaçta yeni bir çığırın açılacağına, ayrıca biyolojik olarak parçalanabilir sert plastiklerin yeni kaynaklardan yaratılışına tanık olacağımızı düşünüyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Midedeki Hidroklorik Asit ve Sindirim Sorunları
Beslenme amacıyla aldığımız proteinli gıdalarda bulunan proteinlerin sindirimi Pepsin diye adlandırılan mide enziminin yardımıyla gerçekleşir. Pepsinin de, proteinlerin sindiriminde etkin olması için asidik ortama ihtiyacı vardır. Balık, et , yumurta , süt ürünleri ve baklagiller hepsi protein bakımından zengin besinlerdir ve tüm bunların sindiriminde, midemizde bulunan hidroklorik asit son derece işlevseldir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Sindirimde Gıdaların Yolculuğu
Yemeğimizi yedikten sonra, bir sindirim sorunu yaşamadıkça, hemen hemen hiç birimiz yediklerimize ne olmakta olduğunu düşünmeyiz. Oysa, gıdaların yutulduktan sonraki serüveni oldukça ilgi çekicidir. Sindirim ağızda yada midede değil aslında beyinde başlar. Yenilecek gıdanın kokusu, görünümü hatta düşüncesi bile tükürük salgılamasını ve mide özsuyunun pompalanmasını arttırabilir.
Örneğin bir köpeğin bir tabak biftek gördüğünü seyrederseniz ağzının suyunun nasıl aktığını gözlemleyebilirsiniz. Tabii ki insanlar öyle bir durumda daha saygılı , daha ihtiyatlı davranırlar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Midyelerden Öğrendiklerimiz Sert ve Daha Esnek Polimerler Üretmenin Yeni Yöntemi
Deniz midyelerinin esnek polimerik kordonlarını kullanarak gelgit bölgesindeki kayaların yüzeyinde güvenli şekilde tutunabilmelerinden esinlenen bir grup araştırmacı, elastomerik polimerlerde her zaman bir sorun olan sertlik- esneklik dengesini tutturma güçlüğünün üstesinden gelmek için yeni bir yöntem geliştirdiler.

makaleye erişmek için tıklayınız
Peynir Bilimi
Peynir biraz tuhaf bir besindir. Süt deposu olmasına rağmen, sütten haftalarca veya yıllarca uzun dayanabilir ve çok fazla çeşidi vardır.
Ne zaman peynir yemeye başladık? Asıl kaynağını bilmiyoruz, ancak, öyle sanılıyor ki, bir noktada insanoğlu sütün dibindeki kurumuş ve dibe çökmüş halde haftalarca duran kısmını yemeyi düşünmeye başladı ve hayatta kaldıklarında peynirin atası doğdu.

makaleye erişmek için tıklayınız
Vitamin Takviyeleri Gerekli mi?
Vitaminlerin, 1900' lü yılların başlarındaki keşfinden bu yana, sağlık konusundaki yararları insanları cezbetmiştir. Vitamin takviyelerinin yıllık satışları 28 milyar dolara yaklaşmaktadır. Vitamin keşfinin olduğu yıllarda, tüketiciler vücutlarında vitamin eksikliği olduğunda vitamin takviyesi aldılar.
100 yıl önce, iskorbüt ( C vitamini- askorbik asit- eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık) hastalığı ve raşitizm gibi zayıflatan hastalıklardan muzdarip olan insanlar, diyetlerine önemli ana besinleri ekleyerek mucizevi bir şekilde iyileştiler. Yiyebilecekleri uygun gıdaları yeterli değildi; Diyetler, mucize gıdalar olarak görülen vitaminleri de içeren doğru gıda karışımlarıolmalıydı.

makaleye erişmek için tıklayınız
Suyun Olağandışı Özelliklerinin Kökeni Bulundu
Dünyadaki hayat için ortak ve gerekli olan su, diğer maddelerle karşılaştırıldığında çok garip davranıyor.
Hepimiz, soğurken yoğunluğun artmasından dolayı tüm maddelerin büzüldüğünü biliyoruz. Dolayısıyla, suyun donma noktasında iken, yüksek yoğunluğa sahip olmasını bekleriz.
Ancak bir bardak buz suyuna bakarsak, her şey karmakarışık hale gelmektedir, 0 °C' de buzla çevrili suyun bardağın alt tarafında olması gerektiğini düşünürüz, ama elbette bildiğimiz gibi buz küpleri yüzerler. Bilim adamları, suyun bu olağandışı davranışlarını açıklamaya yönelik yeni bulgular elde ettiler.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kedilerin ve Köpeklerin 20 Garip Davranışı Hakkındaki Bilimsel Açıklamalar
Kedilerin ve Köpeklerin 20 Garip Davranışı Hakkındaki Bilimsel Açıklamalar Kedilerin ve köpeklerin garip davranışlarının arkasında ne sebepler olabilir? Bu yazıda, köpeklerin kakalarını yemesinden kedilerin bu kadar çok gerinmesine kadar, bize garip gelen çeşitli kedi, köpek davranışlarına neden olan olası evrimsel ve biyolojik sebeplere göz atılacak.
Şimdi insanların bu dört ayaklı ev arkadaşlarının vahşi beyinlerinin dünyasına girmeye çalışalım.

makaleye erişmek için tıklayınız
Toprak Minerallerinde Çok Miktarda Karbon Gömülüdür
Toprak, içerdiği mineraller sayesinde atmosferde bulunan karbonun enaz üç misli kadar karbon tutmaktadır. Hem de bir adım kadar derinlikte. Ama toprağın karbon tutma özelliği ile atmosferik karbonu düşürmekteki ve küresel ısınmayı dengelemekteki potansiyel etkisi halen çok anlaşılmış değildir.
Bilim adamları toprakta mineraller tarafından büyük miktarda karbon tutulabildiğini keşfettiler. Bu özellik günümüzün sorunu olan sera gazı artışı ve sonucunda iklim değişikliği sorununu dengeleyebilir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Akıllı Kağıt Elektriği İletebilir, Suyu Algılayabilir
Şehirlerde ve büyük ölçekli üretim yapan fabrikalarda, boruların/hatların karmaşık ağında bir su kaçağını belirlemek/saptamak muazzam zaman ve çaba alabilir. Teknisyenler, sorunun yerini saptamak için birçok parçayı sökmek zorundadırlar.
Amerikan Su İdaresi, Amerika’da her yıl yaklaşık olarak çeyrek milyon su hattı çatlağı olduğunu; kamunun su çalışmaları giderinin yılda yaklaşık 2.8 milyar dolar olduğunu belirtmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Atom Çağı, 75 Yıl Önce İlk Kontrollü Zincirleme Nükleer Reaksiyon ile Başladı
1938 yılı Noel tatilinde, fizikçiler Lise Meitner ve Otto Frisch, nükleer kimyager Otto Hahn'dan gelen özel bir mektupla şaşırtıcı bilimsel haberler aldılar. Hahn, Uranyumu nötronlarla bombardımana tuttuğunda, atomların iç çekirdekleri hakkında bilinen her şeyden farklı olan bazı şaşırtıcı gözlemler yapmıştı.
Bir uranyum çekirdeği, fisyon ürünleri diye adlandırılan iki yeni çekirdek üreterek, fisyon olarak adlandırılan yarıya bölünme işlemin uğratılabiliyordu. Bu gözlemler, 5 yıl sonra, ya da günümüzden 75 yıl önce, Chicago Üniversitesi'ndeki araştırmacıların çalışmalarıyla başlayacak olan nükleer çağa giden yolu açmış oldu.

makaleye erişmek için tıklayınız
Herbisitler ve Parkinson Hastalığı
Bilim adamları yabani ot öldürücü kimyasalların ya da herbisitlerin oksitleyici baskılama özellikleri ile Parkinson hastalığı riski üzerinde son derece önemli bir etkisi olduğunu ortaya çıkardılar.
Northwestern ilaç şirketi yaratıcı bir gen kurgu yöntemi geliştirerek , yabani otlarla mücadelede kullanılan böcek öldürücü herbisidlerde çok yaygın bulunan parakuat kimyasalına maruz kalan genlerin Parkinson hastalığı oluşumundaki etkilerini tespit etmeye çalıştılar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Erken Ölümlerin Yüzde 16sından Çevre Kirliliği Sorumlu
Lancet adlı ünlü tıp dergisinin Kirlilik ve Sağlık Komisyonu, 19 Ekim 2017'de ayrıntılı bir rapor yayınladı. Rapora göre, kirlilikten kaynaklanan hastalıklar, 2015 yılında tahmini 9 milyon erken ölümün (dünyadaki tüm ölümlerin yüzde 16'sı) sebebiydi.
Komisyon üyesi olan Bruce Lanphear; "Bu; hava su, toprak, mesleki kirliliği, ekonomik maliyetleri ve toplumsal haksızlığı araştırmanın yanı sıra, bir araya getirildiği ilk global analizdir. İnsanlığı rahatsız eden birçok hastalık ve rahatsızlığın kökeninde olan kirlilik tamamen önlenebilir ".

makaleye erişmek için tıklayınız
Silika ( SiO2 )
Silikon dioksit veya silika, Dünya'nın kabuğunda en sert ve en yaygın olarak bulunan maddelerden biridir. Silika’nın Mohs sertliği 7 dir, Mohs sertlik derecelendirmesinde maksimum değer 10 dur (elmas). Dünya'nın kıtasal kabuğunun yaklaşık üçte ikisini oluştururlar ve ayrıca manto katmanı içinde de çokça bulunurlar!
Genellikle silikat mineralleri halinde bulunurlar, yer kabuğunun % 90'ı (bu oran, silisyumun diğer bir element -örneğin magnezyum- ile genellikle katyonları oluşturan tüm mineralleri içerir) bu silikatlardan oluşmaktadır.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kullanımı İzne Bağlı Maddeler Listesi (Authorization List)
Avrupa kimyasallar Ajansı ECHA, SVHC Aday Listesi’ndeki maddelerle ilgili güncel bilgileri inceleyerek, bu maddeler arasında, yarattığı riskler açısından öne çıkanları seçilerek belirlemektedir.
Bu belirlenen maddelerin kullanımı esas olarak durdurulmakta, istisnai kullanımları da ECHA’nın iznine bağlı olmaktadır. Authorization List olarak da anılan Kullanımı İzne Bağlı Maddeler Listesi’nin güncel halinin Türkçe’sine buradan ulaşabilirsiniz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Çok Yüksek Önem Arzeden Maddeler (SVHC) Aday Listesi
Avrupa Kimyasallar Ajansı (European Chemicals Agency, ECHA), Çok Yüksek Önem Arzeden Maddeler (Substances of Very High Concern, SVHC) Aday Listesine 7 Temmuz 2017’de 1 yeni maddeyi daha ekledi. Böylece, SVHC Aday Listesi’ndeki madde sayısı 174’e yükselmiş oldu. Türkçe olarak hazırlanmış olan güncel SVHC Aday Listesine buradan ulaşabilirsiniz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Örümcek ve Yılan Korkusu Doğuştan Geliyor
Örümceğe ve bazen şişman ve tüylü, veya zayıf koyu renkli iğne gibi sekiz bacağına ne dersiniz? Korku ve derhal uzaklaşma uygusu yaratan mı? Korku ve tamamen tiksinti salan mı?
Uzun zamandan beri araknofobinin insanların bünyesine ortak bir özellik olarak mı yerleştiği yoksa kültürümüzden mi geldiği konusu hep tartışılmaktadır. Öyle ki bir cevaba ulaşabilmek için bilim adamları denek olarak insanları seçmişler ve en masum ve doğal çalışma gurubu olarak da bebekleri tercih etmişlerdir.

makaleye erişmek için tıklayınız
LINUS PAULING:
Bir Amerikalı Kahraman
İki Nobel Ödülü’nün kimseyle paylaştırılmadan verildiği tek bir kişi oldu bugüne kadar: Büyük kimyacı ve inatçı savaş karşıtı Linus Pauling.
Bugün kimyasal bağlara ilişkin bilgimizin önemli bir bölümünü Amerikalı bilim insanı Linus Pauling’in 30 yıl süren ve 1954 yılında Nobel Kimya Ödülü’yle taçlandırılan çalışmalarına borçluyuz. Daha sonraki yıllarda, proteinin yapısının aydınlatılmasına yönelik çalışmalarıyla moleküler biyoloji alanının kurulmasına da katkıda bulundu.
2. Dünya Savaşı’nda atom bombasının kullanılmasından sonra nükleer savaş karşıtı etkinliklerde önemli bir rol oynamaya da başlayan Pauling, savaş karşıtlığına yönelik çalışmaları dolayısıyla, 1962’de Nobel Barış Ödülü’ne layık bulundu.

makaleye erişmek için tıklayınız
Havai Fişekler
Havai fişekler en muhteşem açık hava gösterilerinin başında gelir. Farklı şekillerde harika renklerde patlamaları üretirler.
Ama nasıl çalışıyorlar?
Bu kadar çok renk ve desen ile nasıl yanarlar?
Ve düzgün bir şekilde kullanılamazlarsa neden ciddi yaralanmalara, hatta ölümlere neden olabilirler?

makaleye erişmek için tıklayınız
Doğurganlık Üzerine Yapılan Çalışmalar Bilinen Felsefeyi Çürüttü
Bütün türlerin erkekleri her zaman sperm üretme yeteneğine sahiptir. Bunun yanısıra, kuşların, balıkların ve sineklerin dişileri de istediği zaman yumurta üretebilirler. Ama on yıllardır kabul edilen paradigmaya göre dişi memeliler partnerleri erkek memeliler gibi doğanın sağladığı bu garantiye sahip değillerdir.
Amerikalı Doğurganlık Biyologu Jonathan Tilly önce 2004 Nature dergisinde yayınlanan bir makalesi ile bu görüşü çürüttü. Makalesinde denek olarak kullandığı farelerin yumurtalığında yeni yumurtalar üretmeyi sağlayacak kök hücreler bulunduğunu belirtmekteydi. İleri sürdüğü bu görüş tartışmalara açıldı, inanılmadı, kabul görmedi. Bilimsel topluluklar tarafından aşağılandı.

makaleye erişmek için tıklayınız
2017 Nobel Kimya Ödülü: Hayatı Atom Detayında Kavradılar
2017 Nobel Kimya Ödülü, çok düşük sıcaklıklarda gerçekleştirilen kriyo elektron mikroskopisi tekniğiyle biyolojik moleküllerin görüntülenmesi konusundaki katkıları dolayısıyla, Jacques Dubochet, Joachim Frank ve Richard Henderson’a verildi. Artık araştırmacılar, kriyo-elektron mikroskopu kullanarak biyomoleküllerin ara hareketlerini dondurabiliyor ve bu molekülleri atomik çözünürlükte görüntüleyebiliyorlar.Bu teknoloji biyokimyada yeni bir dönemi başlattı.

makaleye erişmek için tıklayınız
Einstein'ın? ?Mucizevi ??Yılı
Herhalde hiçbir yıl, bir bilim insanının ardarda gelen buluşlarıyla dünyamızı “altüst etmesi” açısından 1905 yılı ile karşılaştırılamaz.
Zürich Politeknik’ten beş yıl önce mezun olan ve patent ofisinde çalışan genç fizikçi Albert Einstein, Annalen der Physik dergisinin 1905 yılında çıkarılan dört ayrı sayısında yayınladığı dört makaleyle sadece bilim dünyasında değil sıradan insanların dünyasında da devasa değişikliklerin önünü açtı:
Fotoelektrik etki hakkındaki makale (9 Haziran 1905)
Brown hareketleri hakkındaki makale (18 Temmuz 1905)
Özel Görelilik Kuramı hakkındaki makale (26 Eylül 1905)
Kütle-Enerji Denkliği hakkındaki makale (21 Kasım 1905)

makaleye erişmek için tıklayınız
C Vitamini-Askorbik Asit
Birkaç yüz yıl kadar önce iskorbüt( başka deyişle skorbüt) hastalığı denizciler için korsanlık, gemi batması ve diğer tüm hastalıklardan daha öldürücü bir tehditti, acı veren bir hastalıktı. Ağızda kanamalar, dişlerin dökülmesi , kapanmış yaraların yeniden açılması ile başlamaktaydı. Öldürücüydü ve denizcileri korkulu rüyasıydı. GRİ ÖLÜM olarak adlandırılıyordu ve kimse bu sorunun neden ve nereden kaynaklandığını bilmiyordu. Şimdiyse iskorbütün C vitamini eksikliğinden kaynaklandığını biliyoruz. O nedenle de C vitamini olarak anılan kimyasal bileşiğe askorbik asit yani iskorbüt’ü yok eden asit diyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Suçlu mu Masum mu?
19 Eylül 1910 gecesi, Mary Hiller gece yarısı kızının yatak odasından gelen ses ile uyandı. Hemen kocası Clarence’i uyandırdı, Kızının odasını kontrol etmek için ilerlerken merdivenlerde davetsiz bir misafir ile karşılaştı. Bir mücadeleden sonra, davetsiz misafir Clarence’i iki el ateş ederek öldürdü. Davetsiz misafir kaçarken bahçedeki yeni boyanmış çitlerin üzerindeki yaş boyaya dokunarak dört parmak izi bıraktı. Kısa süre sonra Thomas Jennings adında bir adam polis tarafından tutuklandı. Parmak izleri yaş boya üzerinde bulunanlar ile uyumlu idi. Bu parmak izleri, onu cinayetten mahkum ettirmek için kullanıldı.

makaleye erişmek için tıklayınız
NASA'nın Uzay Aracı Cassini'nin Satürn Gezegenine Yaptığı Tarihi Araştırmalar Sona Eriyor
NASA uzay aracı Cassini’nin Satürn'ün atmosferine tehlikeli bir dalış yaparak, halkalı gezegendeki 13 yıllık turunu bitirmesiyle, güneş sistemimizin araştırılmasında heyecan verici bir çağ kapanmış oldu. Cassini'nin , Satürn ve halkaları arasında 22 dalış gerçekleştirmesi ve Satürn'ün uydularındaki keşifleri, daha önce hiç bir uzay aracı tarafından denenmemiş bir başarı oldu.

makaleye erişmek için tıklayınız
Yapışkan Durumlar:
Tutkalın Mucizeleri
Midye, balık ve kertenkelenin ortak bir özellikleri hepsinin yapışma veya yapışkan olma özelliğine sahip olmasıdır. Midyeler hayatlarını denizlerdeki kayalara yapışarak geçirirler. Kertenkeleler tümüyle dik yüzeylere tırmanırlar. Balığın ürettiği tutkal deriye emsalsiz bir yapışma sağlama özelliğindedir. Ayrıca, bunlardan hareketle insanın ürettiği pek çok tutkal türü bulunuyor. Yani, tutkalın merak edilecek birçok boyutu var.

makaleye erişmek için tıklayınız
Nanomalzemelerin Risklerinin Değerlendirmesi
Son yıllarda, nanomalzemelerin riskleri ve bunların nasıl belirleneceği üzerine yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Bilim adamları, kanun yapıcılar ve endüstri tarafından özverili olarak harcanan çabalar, genel olarak kimyasalların risklerini değerlendirmek için kullanılan mevcut yöntem ve araçların bu malzemeler için kullanılabilir olup olmadığını anlamaya yöneliktir. Endişelerin arkasındaki neden bazı nanomalzemelerin daha büyük tanecik boyutlarındaki türdeşleriyle kıyaslandığında farklı etki ve özellikler gösteriyor olmasıdır

makaleye erişmek için tıklayınız
Soğan Bizi Neden Ağlatıyor?
Soğan doğramanın zaman zaman bir azaba dönüştüğü, yemek yapmak için mutfağa girenlerin iyi bildiği bir durumdur.Soğan doğrayanların gözlerinin yaşarmasına yol açan sürecin, soğanın kendine özgü tadının oluşmasının da temelini oluşturduğu anlaşılıyor. Bunun da ötesinde, bu sürecin, soğanın hem mikropları öldürmek hem de kendisini yemek isteyen, aralarında insanoğlunun da bulunduğu, hayvanları caydırmak için geliştirdiği savunma mekanizmasının bir parçası olduğu da ortaya çıktı. Bu yazımızda, Amerikan Kimya Derneği ACS’nin ı süreli yayınları arasında bulunan ACS Chemical Biology dergisinin Temmuz 2017 sayısında yer alan bir yazıdan hareketle soğanın göz yaşartma etkisinin ardındaki kimyasal ve biyokimyasal süreci ele alıyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
İrma Kasırgası Ne Kadar Güçlü ?
6 Eylül 2017 çarşamba günü, devasa boyutlardaki Kategori 5 seviyesinde ki İrma kasırgası, mevcut hızını saatte 185 mil ( yaklaşık 298 km ) hızlara ulaştırdı -Atlantik Okyanusu'nda oluşmuş bir kasırga için kaydedilen en hızlı ikinci rüzgar hızı. Hepimiz bu şiddetli ve her zaman olmayan durumdan, öyle görünüyor ki, büyülendik. Bu yazımımzda, sıcağı sıcağına İrma kasırgasıyla ilgili kimi karşılaştırmalı bilgileri de sizlere sunmayı planladık.

makaleye erişmek için tıklayınız
Nano Malzemeler
Nanomalzemeler, genellikle yaklaşık 1-100 nanometrelik tanecik boyutlarına sahip malzemeler olarak düşünülmektedir. Fakat, mevzuat bağlamında, tek önemli şey sadece boyut değildir, nanomalzeme, aynı zamanda bir malzemede belirlenmesi gereken diğer yönler ile birlikte düşünülebilir.
Yasal bağlamdaysa, Avrupa Komisyonu, bir nanomalzemenin, tehlikeye veya riskine bakılmaksızın sadece maddeyi oluşturan parçacıklarının boyutuna dayalı olarak tanımlanmasına ilişkin bir öneri getirmiştir. Bu tanımlama, doğal olarak oluşan, rastlantısal olan veya imal edilen malzemeleri kapsar ve bu malzeme grubu için düzenleyici hükümlerin uygulanmasını destekler.

makaleye erişmek için tıklayınız
Ütülemenin Kimyası
Ütü yapmayı kim sever ki? Ütü yapmak adeta ev kadınlarının kabusu gibidir. Özellikle pamuk, keten, kenevir, jüt, remi gibi selülozdan yapılmış kumaşlarda kırışma sorunu sıkça görünen olumsuz bir özelliktir. Dağ gibi biriken çamaşırlar karşısında ev kadınları "neden bunlar makineden çıkınca bu kadar buruşurlar ki" diye söylenmekten kendilerini alamazlar.
Sorunu çözmek için zaman içinde buruşmanın daha az görüldüğü, ütü istemeyen naylon, likra, polyester, yün ve kaşmir gibi kumaşların kullanımına yönelinmiştir. Bu yazımızda, önce buruşmanın, sonra ütülemenin kimyasına değiniyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Sıcak ve Şiddet
İklim değişikliğinin hayatımızı nasıl değiştireceğini kimse tam olarak bilmiyor. Atmosferdeki karbondioksit seviyelerinin sıcaklığı ne kadar yükselteceği ve dünyanın farklı yerlerinde yağışların nasıl bir etki yaratacağı yalnız belirsiz durumlar olarak kalmıyor, bu değişimlerin tarımdaki üretkenliği ne kadar azaltacağı, insan sağlığına ne kadar zarar verebileceği ve ekonomik büyümeyi nasıl etkileyeceği konularında da öğrenilmesi gereken çok şey var.
Bu kaygı verici bilinmeyenlerin yanı sıra, derinde daha da korku veren bir soru var, iklim değişikliği ya da hatta bu değişiklik tehdidi ile oluşan hasar çok daha fazla şiddet olan bir dünyaya yol açabilir mi?

makaleye erişmek için tıklayınız
Alkole İlgimiz Milyonlarca Yıl Öncesine Dayanıyor
Yeni bir çalışma, atalarımızın yaklaşık 10 milyon yıl önce, insanlar, şempanzeler ve goriller için ortak bir atanın zamanında, alkolü sindirme becerisini kazanmış olduklarını göstermektedir ve bu kesinlikle alkol üretmeyi öğrenmemizin çok öncesine dayanmaktadır. Bu bulgu, alkolün insan diyetinin bir parçası haline gelmesinin düşünülenden daha önce gerçekleştiğini ve insan türünün hayatta kalması için önemli etkileri olduğunu ortaya koymaktadır. Alkolü sindirebilme özelliğinin gelişmesi, yere düşen ve doğal olarak fermente olmaya başlayan fazla olgun meyveleri yemeyi mümkün kılmış olabilir. Alkolü tolere edebilen az sayıda hayvan olduğundan dolayı bu durum, atalarımıza düşük rekabetli ve bol miktardaki bir gıda kaynağından yararlanmayı sağlamış olabilir. Ayrıca, ağaç tepelerinde bir yaşamdan karasal yaşama doğru yönelimlere katkıda bulunmuş olabilir.

makaleye erişmek için tıklayınız
San Diego Şehri Atıksu Yönetimi
ABD`nin Kaliforniya eyaletindeki San Diego şehri entegre atık giderme sisteminin kapasitesi ile ve gerek tasarımındaki gerekse işletimindeki yüksek standartlarla dünyadaki dikkat çekici örneklerden biridir. Bu yazımızda, SanDiego şehrindeki arıtma sistemini oluşturan birimlerin neler olduğu, tesis yerleşiminin nasıl olduğu ve nasıl çalıştırıldığı ele alınmaya çalışılmıştır.

makaleye erişmek için tıklayınız
Mermer Anıtların Temizlenmesi
Tüm doğal malzemelerde olduğu gibi, mermer de, değişen düzeylerde olmak üzere, bir parçanın görünümünü ve algılanırlığını bozarak sanat yapıtı olma özelliğini azaltan lekelenmelere ve aşınmalara açıktır. Dolayısıyla, yüzeylerin yenilenmesini ve restorasyonunu amaçlayan temizleme işlemlerinin yapılmasının gerektiği açıktır.
Öte yandan, temizleme işemi tersinmezdir, dolayısıyla, bir bölümü binlerce yıl öncesinden miras aldığımız yapıtların zarar görme riskini en aza indirmek için doğru malzemelerle tekniklerin seçilmesi ve uygulanması hayati önemdedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Geçmişte Renklendirme Nasıl Yapılıyordu?
Dünyanın dört bir yanındaki müzeleri ve antik çağdan kalma ören yerlerini gezdiğinizde, beyaz mermer ya da karartılmış tunçtan yapılan heykeller görüyorsunuz. Ancak, antik yapıtlar sanılanın aksine siyah veya beyaz değildi: hayal ettiğimizden çok daha renkliydiler. Şimdi ören yeri halinde gezdiğimiz antik kentlerde, Mısır zamanlarından Yunanistan`daki klasik döneme, klasik Yunan`dan geç Roma dönemine kadar uzanan çok daha renkli bir dünya vardı.
Peki bu heykeller, sütunlar, sütun başlıkları ve çeşmeleri renklendirmede hangi pigmentler kullanılıyordu? Bu yazımızda, Çindeki pişmiş topraktan (: terracota) askerlerden oluşan muhteşem orduya odaklanarak bu konuyu ele alıyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Beyindeki Cinsiyet Farklılıkları
Bazı araştırmacılar, doğuştan gelen eğilimlerle kızların bebekler ve çay setlerini tercih etmelerine karşın oğlanların silah ve kamyonlara yönelmesini baskılamak için ebeveynlerin yapabileceği hiç bir şey olmadığı konusunda ısrar ederler. Diğerleri, oğlan ve kız beyinleri arasında doğuştan gelen biyolojik hiç bir fark olmadığını savunarak karşı çıkarlar.
Bu farkılıkların tam olarak ne kadar büyük olduğu ise bu yazımıza konu olan canlı bir tartışmanın konusu.

makaleye erişmek için tıklayınız
MELANİN - Farklı Cilt Renklerine Neden Olan Pigment
Cilt rengini belirleyen bir grup moleküle topluca melanin adı verilir. Aslında bir pigment olan melanini, melanosit adı verilen özelleşmiş hücreler üretmektedir. Bu yazımızda üç türü olan melaninlerle ve daha çok da, bunların içinde cilt rengini belirlemede daha yagın rol oynayan ömelaninle ilgili bilgiler vereceğiz. Sarışınlığın, esmerliğin, zenciliğin ya da albinoluğun melaninle ilişkisine değineceğiz. İnsanların cilt ve saç renklerinin yanısıra, kuşların ve diğer hayvanların renklerinde nelerin rol oynadığını da ele alacağız.

makaleye erişmek için tıklayınız
Beden Kokusuna Gerçekte Ne Sebep Oluyor?
Beden kokusu hepimizin bildiği çoğunlukla da pek hoşnut olmadığımız bir olgu. Rahatsız eden doğal kötü kokuları ortadan kaldırmanın yollarını bulmak için, kaçınılmaz olarak zaman, para ve çaba harcarız. Çoğumuz kötü kokulu durumumuza neyin neden olduğunu düşünmeye az zaman ayırırız. Oysa beden kokusunu yaratan süreçleri anlama, daha az kötü kokulu bir gelecek yaratmada atacağımız ilk adımdır.

makaleye erişmek için tıklayınız
DNA - Deoksiribonükleik Asit
1951 sonbaharında James Watson ve Francis Crick’in DNA yapısı üzerindeki çalışmaları, genetik ve evrimle ilgili pek çok kavramın, varsayımlar yerine yerine somut ve gözlemlenebilir gerçeklere dayalı olarak ele alınmasını başlatan devrimsel bir buluşla 1953 yılında sonuçlandı. 1962 yılında da Nobel Ödül Komitesi, hiçbiri hekim olmayan üç çalışmacıya (Modeli geliştiren iki bilimciden Watson Zoolog, Crick ise fizikçiydi. X-ışını kristalografisi ile bulguları temin eden Wilkins de bir fizikçiydi) verdiği Tıp Ödülü ile çalışmayı taçlandırdı.

makaleye erişmek için tıklayınız
Sonunda Güzel Ve Uygun Karbon Nanokemerler Yapıldı
Bilim adamları karbon nanokemerleri 60 yıldan fazla bir zamandır sentezlemeye çalışmaktaydı, ancak şu ana kadar hiçbir bilim adamı başarılı olamamıştı. Nagoya Üniversitesi'nden bir ekip, Science dergisinde bir karbon nanokemerin ilk organik sentezini yaptıklarını yayınladı. Karbon nanokemerlerin karbon nanotüpleri oluşturmak için faydalı bir şablon olarak hizmet vermesi ve yeni bir nanokarbon bilim alanı açması bekleniyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kimya Alanında Henüz Çözümlenememiş En Önemli Sorun Nedir?
Kimyada henüz çözümlenememiş olan en önemli sorun nedir? Bu çok basit soruyu 100 farklı kimyacıya sorar ve 100 farklı yanıt alabilirsiniz. Ancak, tek bir doğru yanıtın mevcut olmaması, bunun sorulmaya değer bir soru olmadığı anlamına gelmez. Bu tür farklı bakışlar, bizim, ilerlemenin doğası, bilginin değeri ve insanlığın karşılaştığı güçlükler gibi daha büyük tartışmalar yapmamıza da yol açar. Amerikan Kimya Topluluğu (American Chemical Society, ACS), ACS’in yayınladığı oniki bilimsel derginin editörlüğünü yapan ve her biri kendi uzmanlık alanında dünyanın önde gelen bilim insanları olan araştırmacılara, “Dünyanın, kimya alanındaki, çözümlenmemiş en önemli sorunu” konusundaki görüşlerini sordu.

makaleye erişmek için tıklayınız
A Vitamini: Görmenin Yardımcısı Vitamin
A vitamini Görmemizi sağlayan, gözümüzün retina kısmında bulunan RODOPSİN adlı pigment hücreleridir. Rodopsin, özellikle havuçta bolca bulunan beta karoten pigmentinin parçalanması sonucu elde edilen ve A Vitamini olarak bilinen RETİNOL molekülünün OPSİN proteinine bağlanması sonucu oluşan bir pigmenttir. Retinanın çubuk hücrelerinde bulunur, gece görüşü dediğimiz siyah–beyaz görüşten sorumludur. Tüm renkleri görmemizi sağlayan ise retinada konik hücrelerde bulunan FOTOPSİN pigment hücreleridir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kızıl Gezegende Yeşili Yetiştirmek
Andy Weir’in bilim kurgu kitabından yola çıkılarak yapılan ve gişe rekorları kıran Marslı (The Martian) filminde, Matt Damon’ın canlandırdığı astronot Mark Watney, diğer NASA astronotlarının öldüğünü düşünüp Kızıl Gezegen’i terk etmelerinin ardından sonra Mars'ta bırakılıyor. Watney, uzay elbiseleri ve çevre kontrollü bir yaşam modülü ile terk ediliyor ancak NASA bir kurtarma misyonu gönderene kadar hayatta kalacak kadar yiyecek ve suya sahip değil.

makaleye erişmek için tıklayınız
Otizm Gibi Hastalıkların Kimya ile Bağlantısı
Otizm yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkan sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişimlerde problemler, tekrarlayıcı davranışlar, kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren karmaşık gelişimsel bozukluktur. Kısaca otizm olarak bilinen, beyin gelişimini engelleyen bu bozukluk Autism Spectrum Disorder ASD olarak tanımlanmaktadır( otistik spektrum bozukluğu-OSD).
Otizm vakalarının sayısı 1980`lerden beri oldukça yüksek oranda artmıştır. Yakın dönem verilerine göre 1.000 kişide bir ya da iki vaka görüldüğü tespit edilmiştir. Günümüzdeyse, bu oranın yaklaşık 1.000 kişide 6 vaka olarak görüldüğü tahmin edilmektedir.
Otizmin kimya ile bağlantısı hakkındaki görüşleri ele alan yazımızı okumanızı öneriyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kalp Hastalığı Riskini Daha İyi Öngören 5 Test
Teksas Universitesi`nden kardiyologlar beş basit tıbbi testin birlikte yapılmasıyla, günümüzde kullanılan daha pahalı ve zahmetli yöntemlere göre kalp hastalığı riskinin daha kapsamlı ve daha doğru bir şekilde değerlendirilmesinin sağlandığını buldular.
Araştırmacıların yaptığı çalışmalarının bir bölümü, astronotlarda kalp hastalığını öngörmek amacıyla stratejiler geliştirmek isteyen Amerikan Havacılık ve Uzay İdaresi NASA`nın da katkıları ve desteğiyle yürütüldü.

makaleye erişmek için tıklayınız
Japon Yapıştırıcısı!
Siyanoakrilat
Japon yapıştırıcısı olarak bilinen yapıştırıcının etkin maddesi olan siyanoakrilat, 1949 yılında Dr. Harry Coover tarafından icat edildi. 2.Dünya Savaşı sırasında Dr. Coover Kodak laboratuvarlarında hassas nişan alabilen silahlar için optik olarak puslu olmayan plastik sentezlemeye çalışıyordu. Siyanoakrilatlar ile çalışıyordu ve sonuçlar umut verici olsa da dokundukları her şeye sinir bozucu bir şekilde yapışıyordu!

makaleye erişmek için tıklayınız
Indigotin-İndigo Boyar Maddeye Mavi Rengi Veren Yapı
İndigo tarih öncesi dönemlerden beri bilinen ayrıcalıklı özellikte, mavi boya olarak kullanılan bir bileşiktir. Bu boyar maddenin ilk kullanıcıları Hindistan`dandır, sonraları kullanımı önem kazanan bu boyar madde Avrupa`ya buradan ihraç edilmiştir. Türkiye`de çivit bitkisi boyası veya çivit mavisi olarakda bilinen bu boyar madde tüm dünyada indigo olarak tanınmaktadır. İndigo ismini eski Yunanca bir kelime olan İNDİKOS- çivit mavisi- kelimesinden almıştır. Tarihsel olarak indigodaki doğal mavi rengin nadiren bulunuyor olması pek çok ülkenin ekonomisinde önemli rol oynamıştır. Bugün ise artık indigo kelimesi blucinlerin -kotların boyanmasında kullanılan boyarmadde olarak herkese çok tanıdık gelmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
2017`deki Çığır Açıcı 10 Teknoloji
Massachussetts Teknoloji Ensitiüsü (MIT)`nün periyoodik olarak yayınladığı MIT Technology Review dergisinin Mart/Nisan 2017 sayısında, 2017 yılının 10 çığır açıcı teknolojisi konusundaki seçimleri açıklandı. Bu teknolojilerin bazıları halen hayata geçirilme aşamasındayken diğer bir bölümünün uygulanabilir hale gelmesi belki on yıldan fazla zaman alabilecek. Öyle de olsa, yaşadığımız dünya üzerindeki ekonomiyi, siyaseti, tıbbi gelişmeleri, ya da kültürümüzü en çok etkileyecek teknolojiler olmaları beklenen bu yenilik alanlarından haberdar olmakta yarar var.

makaleye erişmek için tıklayınız
Mutluluk tekbaşına ölüm oranını doğrudan etkiler mi?
1996 ile 2001 yılları arasında sürekli araştırma kapsamına alınan ve İngiltere’de yaşayan kadınlarla ilgili çalışmaya denek olarak katılan 719 671 kadının, bir yandan mutlu olup olmadıkları sorgulandı, diğer yandan da sağlık durumları izlendi. İlk 10 yıllık sonuçları yayınlanan çalışma, hemen hepimizin zihnini sık sık kurcalayan bir soruya ilişkin istatistiksel sonuçlar üretmiş olması açısından ilgi çekici.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kimyanın alt disiplinlerini kaldırmanın zamanı geldi mi?
Kimyanın ve kimya eğitiminin, klasik alt disiplinler olan organik kimya, inorganik kimya, fizikokimya ve analitik kimya modülleri halinde ele alındığı biliniyor.
Öte yandan, kimyanın gündemine gelen konuların, giderek birden fazla sayıdaki kimya alt disiplininin birkaçının alanını birden kapsaması, kimya eğitimini bu alt disiplinler çerçevesinde örgütlemenin ne ölçüde doğru olduğu sorusunu gündeme taşıyor.
Bu yazımızda, konuyla ilgili olarak yaşanan güncel tartışmaları okurlarımızın dikkatine sunuyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
EPA Başkanı CO2'nin İklim Değişikliğinin Başlıca Sebebi Olmadığını Söylüyor
Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkanı Donald Trump’ın ilk atadığı üst düzey yöneticiler arasında ABD Çevre Koruma Ajansı EPA’nın yeni yöneticisi, Scott Pruitt de bulunuyor.
Scott Pruitt, geçtiğimiz günlerde ABD’deki NBC televizyonunda yaptığı konuşmada, küresel ısınmanın ana nedeninin CO2 olduğuna inanmadığını söyledi.
Konuyla ilgili haberi bu bültenimizde okurlarımızla paylaşıyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Çocukluktaki Kurşun Maruziyetinin Yıkıcı Etkileri Bir Ömür Boyu Sürebilir
Kurşuna maruz kalmanın, özellikle de çocuk beyninin gelişim sürecinde, beyin fonksiyonları açısından zararlı olduğu, tıp dünyasının yaklaşık elli yıldır bildiği bir olgu.
Buna karşın yakınlarda “The Journal of American Medicine” dergisinde yayınlanmış olan bir çalışmada çocuklarda düşük seviyelerde bile kurşuna maruz kalmanın etkileri bilinenden çok daha uzun süreli olduğunun ortaya konduğu belirtiliyor. Çalışmanın bulgularına göre, çocukluk dönemindeki kurşun maruziyeti, IQ seviyesinde kalıcı bir azalma yaratmakta ve bu azalmanın etkisi orta yaşlara kadar devam etmektedir

makaleye erişmek için tıklayınız
Kolesterol
Kalp damar hastalıkları söz konusu olduğunda ilk akla gelen kelime kolesterol oluyor. İnsanoğlu için bu kadar hayati riskler taşıdığı belirtilen bu molekülü biraz daha yakından tanımak gerekmez mi?
Madem bu kadar zararlı, beslenme diyetimizden tamamen çıkarıp atsak ya! Gerçekten, kolesterol ne işe yarar?
Bu soruların yanıtlarını merak edenler için yazımızın yararlı olacağını düşünüyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kimya Engelleri Aşmayı Sağlıyor
Chandler Smith kalıtımsal olmayan, çok nadir (yaklaşık 50.000 kişide bir) rastlanan bir hamilelik sorunu sonucu sol bacağı ve ayağı olmadan dünyaya gelen bir genç.
Doğuştan engelli olan bu genç, kimya sayesinde yüksek teknoloji ile üretilen bacak protezi ile çeşitli sportif faaliyetlerde bulunabiliyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Hangi Tipte Olursa Olsun Doymuş Yağın Kalp Hastalığı Riskini Yükselttiği Belirtiliyor
İlk bakışta şaşırtıcı olmayan bulgular Biritish Medical Journal dergisinde (BMJ olarak anacağız)2016 Kasım ayında yayınlandı. Yayında, alınan gıdalardaki doymuş yağın, kalp hastalığı riskinin yükselmesine yol açtığı belirtildi.
Bunun yanısıra, çalışma farklı doymuş yağ asit tiplerinin etkilerini ayrı ayrı ortaya koyan özgün bir yöntem önermektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kanser Tedavisini İyileştirmekte Yüksek Dozda C Vitamini için İnsan Deneylerine Geçildi
Klinik araştırmalarda, standart kanser tedavilerinin sonuçlarını iyileştirmek için, günlük C vitamini miktarının 800 - 1000 katını beyin ve akciğer kanseri hastalarına düzenli olarak damardan vermenin güvenli olduğu bulundu.
Mevcut durum, iki Nobel’li dev kimyacı Linus Pauling’in 1970 ortalarında gündeme getirip ısrarla savunduğu “Yüksek Dozda C Vitamini” tezinin tekrar gündeme geldiğini gösteriyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
İç Mekanlardaki Hava Kalitesi
Ev kadınları ve ofis çalışanları günlerinin dörtte üçüne yakınını ev, ofis, taşıt vd alternatiflerden oluşan kapalı iç mekanlarda geçiriyorlar. Açık havada çalışanlar için bu süreler biraz daha kısa. Bu kadar uzun sürelerle maruz kalınan iç mekan havasının kalitesi, kuşkusuz ki, insan sağlığı açısından büyük öneme sahip.
Bu konu Dünya Sağlık Örgütü WHO başta olmak üzere halk sağlığı ile ilgili pekçok kurumun gündeminde olan bir "çağdaş yaşam" sorunu.
Bu yazıda, iç mekanlarda solunan havaya karışan ve iç mekan havasının kalitesini olumsuz yönde etkileme potansiyeline sahip maddelerle ilgili genel bir değerlendirme yer alıyor. Yazı, daha ayrıntılı bilgiye erişmek isteyen okurlar için yararlı olabilecek bazı kaynakları da içeriyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
İpek Sensörü, Yeni Altyapı, Havacılık ve Tüketici Malzemelerinin Geliştirilmesini Hızlandırabilir
Çoğunlukla polimerler ile mekanik üstünlüklere sahip da taneli yapıdaki malzemelerden oluşan kompozitlerin hayatımızdaki yeri giderek artıyor. Diğer yandan da, kompozitlerin mikroskopik özelliklerinin belirlenmesine yönelik yöntem geliştirme çabaları da sürüyor. Araştırmacılar, köprüler, otomobiller ve spor malzemeleri için test edilen yeni kompozit malzemelerin bir kısmının içlerini görebilmek için için boyar madde moleküllerini kullanmanın bir yolunu buldular

makaleye erişmek için tıklayınız
Bilim İnsanları Antartika Ozon Tabakasında İlk İyileşme Belirtilerini Gözlemlerdiler
İnsanlığın çok sık gerçekleştiremediği hayırlı işbirliklerinden biri sonuç vermeye başlıyor mu? 1987`de klorofloro hidrokarbonların kullanımını durdurmak yolunda Montreal`de alınan karardan bu yana ilk kez "ozon deliğinde" küçülmenin başladığı teyit edildi. Massachussetts Teknoloji Enstitüsü`nden araştırmacılar ozun tabakasındaki incelmenin en ileri düzeyde olduğu 2000 yılından bu yana, 2015 Eylül ayı verilerine göre ozon deliğinin 4 milyondan kilometrekareden daha fazla küçüldüğünü tespit ettiler.

makaleye erişmek için tıklayınız
Yeniliğe Açılan Kapılar
Kimya şirketleri yeniliçi düşüncelere hayat vermek için, özel yatırım biçimlerini giderek artan miktarda kullanıyorlar. Birçok kimya devi, oluşturdukları kurumsal girişimci sermayelerini (: Corporate Venture Capital, CVC) yeni fikir ve fırsatları kolaçan etmek amacıyla harekete geçirmektedir.Bağımsız ya da kurumsal girişim yatırımlarının sayısı ve toplam değeri giderek hızlı bir şekilde yükselmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
E Vitamini “Seks ilacı !!!"
Kaliforniya Üniversitesi’nin Berkeley Kampüsünden iki araştırmacı tarafından 1992 yılında keşfedilen E vitaminin “Seks İlacı” olmakla ünlendiğini biliyor muydunuz? Pekiyi, bu şöhretin gerçeklere dayanıp dayanmadığını biliyor musunuz?

Bu yazımızda, E vitamininin yapısı, hangi gıdalarda bulunduğu, vücuda ne türden etkilerinin olduğu özetleniyor. Biraz bilgi biraz da ilginç göndermeler içeren bir yazı...

makaleye erişmek için tıklayınız

Yeni Molekül Oluşturma Yöntemi
ABD’deki prestijli araştırma kurumlarının önde gelenleri arasında bulunan Scripps Enstitüsü’nde çalışan bir grup araştırmacı, karbon karbon bağları içeren bileşiklerin eldesi için yeni bir molekül oluşturma yöntemi geliştirdi. Yeni molekül yapım yönteminin ilaç endüstrisi ve kimya-temelli diğer girişimlerde önemli bir etkiye sahip olacağı tahmin ediliyor. Yakın gelecekte üzerinde daha fazla konuşulacağa benzeyen yöntem hakkında özet bilgilere sahip olmak için yazımıza göz atabilirsiniz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Naylonun Öyküsü
Naylon adı verilen mucize kimyasalın DuPont Laboratuvarları’nda 1935 yılında bulunması, polimer çağının başlamasına yol açtı. Naylon, kadın çorabından paraşüte, diş fırçasından ipliğe kadar saşırtıcı çeşitlilikteki ürünlerde kullanıldı. Örneğin, naylon kadın çorabı, ilk satışa sunulduğu gün ABD’de 5 milyon çift satıldı! Yazımızda, naylonun keşif süreci, yapısı ve sentezinin yanısıra ABD’deki günlük yaşamda yol açtığı devrimsel değişiklikler özetleniyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Çok Yüksek Önem Arzeden Maddeler (SVHC) Aday Listesine 4 Yeni Madde Eklendi
Avrupa Kimyasallar Ajansı (European Chemicals Agency, ECHA), Çok Yüksek Önem Arzeden Maddeler (Specially Very High Concern, SVHC) Aday Listesine aşağıdaki 4 yeni maddeyi ekledi. Liste içeriğiyle ilgili olarak altı ayda bir gözden geçirmeler yapan ECHA, 12 Ocak 2017’de yaptığı açıklamayla, SVHC Aday Listesi’ndeki madde sayısı 173’e yükselmiş oldu.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kızıl Saçlı Olmamızın Nedenleri ve Sağlıkla İlgili Bazı Sonuçları
Dünyadaki insan nüfusunun yüzde 1 ile 2 arasındaki bölümünün kızıl saçlı olduğu tahmin ediliyor. Bu oran Kuzey Yarıküre’de %2 ile 6 arasına yükseliyor. Kızıl saçlı olmamıza yol açan genetik nedenler var mı? Evrimsel süreçte kızıl saçlı olmak kimilerine avantaj sağlamış olabilir mi? Peki kızıl saçlı insanlar kimi sağlık özellikleri açısından özgüllükler içeriyor olabilir mi?

makaleye erişmek için tıklayınız
Kokular Size Zarar Verebilir mi ?
Birçoğumuz, o ortamdan kaçmak istememize neden olan, lağım kokusuna, çöp kokusuna ya da umumi tuvaletlerden yükselen keskin idrar kokusu gibi kötü kokulara rastlamışızdır. Kokuların algılanma ve tanınması nasıl gerçekleşir. Kötü kokular sağlık açısından zararlı mıdırlar? Yazımızda bu konular ele alınıyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Donald Trump’ın Başkanlık Dönemi ve ABD’de Bilim
8 Kasım 2016 günü gerçekleşen ABD seçimleri, Donald Trump’ın zaferiyle sonuçlandı. Bu yazıda, Trump’ın 20 Ocak 2017’de başlayacak olan başkanlık döneminin genel olarak bilim ve özel olarak da kimya dünyası için neler ifade edeceğini ele almaya çalıştık. Bunu yaparken, genelde yaptığımız gibi, veriler sunmaya ağırlık verdik. Kendimizi, yorum yapmaktan olabildiğince alıkoymaya, bunu okurların kendilerine bırakmaya gayret ettik.

makaleye erişmek için tıklayınız
Suyun ve Buzun Madde Olarak Sırlarının Keşfedilmesi
Buzun birbirinden farklı kristal yapısına sahip olan 17 ayrı kristal biçimi olduğu biliniyor. Farklı kristaller, donma sürecini belirleyen basınç, sıcaklık, soğuma hızı gibi parametrelerin etkisinde oluşuyorlar. Yakın zamanlarda yapılan bir çalışmada, araştırmacılar, en ilgi çekici bulunan XV nolu kristal yapısıyla VI nolu kristal yapısını karşılaştırmalı olarak çalıştılar. Buz içindeki hidrojen atomlarının konumları açısından ilginç sonuçları olan araştırmayla ilgili bazı sonuçları yazımızda ele aldık.

makaleye erişmek için tıklayınız
Sera Gazlarındaki Artış Pek Çok Olaya Neden Olabilir
Sera gazlarındaki artışın devamı daha fazla iklim değişikliğine neden olacaktır. Gelecekte beklenen değişiklik daha ılıman iklim, daha sıcak ve daha asidik deniz suyu , artan yağışlar sonucu denizlerde su seviyesi yükselmesi ve deniz yaşamında daha fazla değişkenlik demektir. Bu yazımızda, ABD Çevre Koruma Ajansı EPA’nın veri ve öngörülerinden hareketle, sera gazı artışının olası sonuçları hakkında güncel bir bilgi özeti hazırladık.

makaleye erişmek için tıklayınız
Ortam Basıncında Metalik İletkenlik Özelliği Gösteren Saf Organik Moleküllerin Başarıyla Sentezlenmesi
Japon Ulusal Malzeme Bilimi Enstitüsü (NIMS)’den bir araştırma ekibi dünyada ilk kez, ortam basıncında metaller gibi iletken olmasına rağmen çoklu molekül ya da metal elementi içermeyen, tek bileşenli saf organik molekülleri tasarlayıp sentezledi. Moleküller tamamen saf olduğu için, yarı iletken bir metal içerisine küçük miktarda katkı maddesi ekleyerek iletkenliğin artırıldığı (chemically doped) geleneksel organik iletken malzemelere göre çok daha dayanıklı ve kararlı durumdalar. Bu yeni moleküller güneş pili elektrotlarında ve dokunmatik panellerde kullanılabilir

makaleye erişmek için tıklayınız
2016 Nobel Tıp Ödülü Otofaji Hücre Mekanızması Çalışmaları Nedeniyle Yoshinori Ohsumi’ye verildi.
Bu yılki Nobel Tıp Ödüllüne layık görülen çalışma, hücresel bileşenlerin parçalanması ve geri dönüştürülmesi için temel bir süreç olan otofajinin (Yunanca oto (auto) ‘’Kendi’’, faji (phagy) ‘’yemek’’ sözcüklerinden oluşan bir birleşik kelime) altında yatan mekanizmaları keşfeden ve açıklayan Yoshinori Ohsumi ‘a verildi. Yoshinori Ohsumi 1945 Fukuoka doğumlu bir Japon hücre biyologu.1974 yılında Tokyo Üniveristesinde aynı dalda doktorasını tamamladı. Daha sonra üç yıl ABD’de Rockefeller Üniversitesi’nde çalıştı, 1988 yılında Tokyo Üniveristesi’ne geri döndü ve 2009 yılından bu yana da Tokyo Teknoloji Enstitüsü’nde profesör unvanıyla çalışıyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Küresel Sera Gazi Emisyonu (:Salımı) Verileri
Küresel ısınmanın temelini oluşturan sera gazı salımındaki artışla ilgili olarak sosyal medyada dolaşan yazılı ve görsel malzemenin bilgi içeriğine yazık ki, genel olarak oldukça düşük olabiliyor. Bu yazımızda, ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (: Environmental Protection Agency, EPA) verilerine göre, dünyadaki sera gazı salımlarının nelerden oluştuğu, sayısal madde dengesinin aşağıdaki üç kategori altında nasıl oluştuğu gibi temel bilgileri paylaşmak istedik. (a) Gaz Çeşitlerine Göre, (b) Salım Kaynaklarına Göre, (c) Ülkelere Göre.

makaleye erişmek için tıklayınız
Her Gün Bir Avuç Kabuklu Çerez
Araştırmacı Dagfinn Aune fındık, ceviz, fıstık gibi Kabuklu Çerezlerin sağlığa yararları konusunda şunu belirtiyor: Bu kadar az miktarda tüketildikleri düşünüldüğünde bu kadar önemli sonuçlara ulaşılması etkileyici oluyor. İngiltere’deki Londra Kraliyet Koleji’nde yakın zamanda yapılan ve 819 000 katılımcıyla yapılan çalışmaların değerlendirildiği bir yayında, günde en az 20 g kabuklu çerez tüketen insanlarda kalp, kanser ve diğer bazı hastalık oluşumlarıyla ilgili risklerin azaldığı belirtilmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Bükülebilen ve Sarılabilen Ekranlar için Süper Esnek Sıvı Kristal Bir Cihaz
Tohoku Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, iki ultra-ince plastik yüzeyin polimerik duvar destekleri ile sıkıca bağlandığı süper esnek sıvı kristal (LC) cihazı geliştirdiler.

Mühendislik Okulu Profesörü Hideo Fujikake ve Doçent Takahiro Ishinabe liderliğindeki ekip, yeni organik malzemelerin elektronik ekranları ve cihazları daha esnek hale getirerek taşınabilirliklerini ve çok yönlü kullanımlarını artırmayı umuyor. Esnek ve yüksek kaliteli ekranlara sahip cihazların yeni kullanım alanları, yakın gelecekte bilgi servislerinde sınırsız olanaklar sunabilir.

makaleye erişmek için tıklayınız

Ortam Şartlarındaki Su Kaynama Noktasının Üzerinde Donar mı?
Yakınlarda, bir MIT ekibi suyla ilgili olarak beklenmedik bir keşifte bulundu: Mümkün olan en küçük hacimlerin içinde, örneğin ancak birkaç su molekülünü alabilecek kadar küçük çaptaki karbon nanotüplerin içinde bulunan, kaynama noktasının üzerindeki suyun donduğunu gözlemlediler. Bu buluş, içi buz doldurulmuş teller gibi yeni uygulamalara yol açabileceğe benziyor. Böylelikle, buzun, kendine özgü elektriksel ve ısıl özellikleri oda sıcaklığında da kararlı biçimde var olabilir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Güneş Pillerinin Performansının Arttırılması
Kendi başlarına, güneş ışığı enerjisinin %20’si kadarını elektriğe dönüştürebilen silikon esaslı güneş pillerinin eneji dönüştürme verimini arttırmak amacıyla pek çok çalışma yapılıyor. Bu yazımızda, alttaki taşıyıcı yüzeyle onun üzerine gelecek olan silikon güneş pili arasına kulacak olan çok tabakalı bir katalizör kaplamadan söz ediliyor. Kaplama hem sistemin kararlılığını, hem de üzerindeki güneş pilinin verimini artırmak açısından umut verici görünüyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Akıllı Cep Telefonları Neden Patlıyor?
Samsung firmasının Galaxy Note 7 modeli akıllı cep telefonuyla ilgili olarak, 19 Ağustos 2016’da piyasaya sunulmasını izleyen bir hafta içinde iki cihaz patlaması haberi basına yansıdı. Geçen 4 ay içinde sayılar arttı, cihazın uçaklara alınması yasaklandı, cihazlar piyasadan toplanmaya başlandı ve üretimi durduruldu. Aslında, lityum pillerinden kaynaklanan yanma ve patlama öyküleri Samsung’un ürünüyle sınırlı değil. Bu yazımızda, konuya daha bilimsel ve teknik açıdan bakmaya çalıştık.

makaleye erişmek için tıklayınız
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve “İş Sağlıği ve Güvenliği Ansiklopedisi”
Uluslarası Çalışma Örgütü ILO’nun internette açık erişime sunulmuş olan iş sağlığı ve güvenliği ansiklopedisi’ni biliyor musunuz?

ILO’nun Türkiye’deki ofisi hakkında bilginiz var mı?

Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslarası Çalışma Örgütü ILO’nun İş Sağlığı ve Güvenliği Ansiklopedisi 2012 yılından bu yana, internette www.iloencyclopedia.org adresinde, güçlü bir arama motoruyla da desteklenerek, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca olarak yayınlanıyor ve yeni bilgiler ışığında düzenli olarak güncelleniyor.

makaleye erişmek için tıklayınız

Buz, Krema... ve Kimya
Belki de yüksek ve tiz sesli hoparlörden gelen müzikle herkesi serin lezzetleri paylaşmaya çağırarak mahallede dolaşan dondurmacı arabasından daha hoş çocukluk hatırası yoktur. Fakat, dondurma yalnız çocuklar için değildir. ABD’deki hane halkı tüketim harcamaları, her yıl 1.5 milyar galon; yani kişi başına yaklaşık 5 galon (19 Litre) dondurma tüketildiğini göstermektedir. Hepimizin hoşlandığı dondurma, tahmin ettiğiniz gibi, kimyanın da rol oynadığı, yıllar süren deneyimlerin sonucunda oluşmuştur.

makaleye erişmek için tıklayınız
CrIspr-Cas9 ve Gen Mühendisliği
Polimeraz zincir tepkimesi yaklaşımının (PCR) 1993 yılında Kary B. Mullis?e Kimya Nobel Ödülü?nü kazandırmasının ve 2000 yılında pratik uygulamalarının başlamasının ardından, biyoteknoloji alanını altüst edecek yeni bir yaklaşım dünyanın gündeminde: CRISPR-CAS9 teknolojisi.

Kaliforniya Üniversitesi Berkeley yerleşkesinden Prof. Jennifer Doudna?'nın geliştirdiği yaklaşım, tüm bilim dünyasında son üç yıldır yaşanan en çığır açıcı gelişme olarak kabul ediliyor. Bu konuda, internet sitesinde yayınlanan bir yazıyı dikkatinize sunuyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız

Gıdalarda Mikroplastik ve Nanoplastik Kalıntıları Bulunmakta
Alman Federal Risk Değerlendirme Enstitüsünün (BfR) önerisi ile Avrupa Gıda Güvenliği Derneği (EFSA) 2016 Mart ayında düzenlemeyi planladığı Gıdalardaki Kontaminantlar konulu panelde bu sorunu ele aldı. Panelde gıdalara özellikle deniz ürünlerine karışan mikroplastik ve nanoplastik kirletmesi konusu tartışıldı.

Henüz, ilgili tartışmanın erken bir aşamasında bulunuyoruz. Konuyla ilgili, sınır değerlerin, standartların, tespit yöntemlerinin belirlenmesiyle ilgili çalışmalar devam ediyor.

Bu sayımızda, “Mikroplastik” ve “Nanoplastik” kavramlarını okurlarımıza tanıtmayı hedefliyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız

2016 Nobel Fizik Ödülü: Maddenin Düzlüklerindeki Garip Olgular
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, 2016 Nobel Fizik Ödülünün sahiplerini 4 Ekim 2016 tarihinde açıkladı. Ödül, maddenin, neredeyse iki boyutlu olarak nitelenebilecek kadar düşük kalınlıkta (: ince) olduğu durumlarda gösterdiği yeni ve alışılmadık fazlarını (evrelerini) bulan İngiliz Kökenli üç Fizikçi, David Thouless, Duncan Haldane ve Michael Kosterlitz , arasında paylaştırıldı. Fizik Ödülü Komitesinin, “Strange phenomena in matter’s flatlands” başlığıyla yayınladığı popüler bilimsel açıklamadan yola çıkılarak hazırlanan yazımızı bu bültenimizle sunuyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Hepimiz Radon Soluyoruz!
Radon gazı periyodik tablonun 8A gurubunda n 86 atom nolu elementidir. Yoğunluğu yüksek olan (9.72g/L) bir asal gaz olup renksiz , kokusuz, tatsızdır, radyoaktif özelliktedir. Uranyum elementinin radyoaktif bozunma tepkimesi ile açığa çıkar. Kendisi de radyoaktif bozunma sonucu alfa parçacığı yayarak plütonyuma dönüşür. Yarılanma ömrü 3 ila 8 gün arasındadır.

makaleye erişmek için tıklayınız
Büyük “Yağ tartışması”
Yeni araştırmalar yağlı besinler hakkında on yıllardır var olan ve özellikle doymuş yağ içeren gıdaların lerin sağlığa zararlı olduğunu savunan eski varsayımları tartışıyor. Bu arada, pazardan gelen veriler de tüketicilerin ne düşündüğünü gösteriyor.

Tüketicilerin sağlıklı besinlerin neler olduğu konusunda gerçekler, açılamalar ve bilim insanları ile sağlık otoritelerinin bildirgeleri yerine kendi yorumlarına daha çok güvendiği gözlenmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız

2016 Nobel Kimya Ödülü: Moleküler Makinelerin sentezi ve Dizaynı
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, 2016 Nobel Kimya Ödülünün, ‘’ Moleküler Makinelerin sentezi ve dizaynı ‘’ konusundaki çalışmaları nedeniyle Fransa Strasbourg Üniversitesinden Jean-Pierre Sauvage, Amerika Birleşik Devletleri NortWestern Üniversitesinden Sör J.Fraser Stoddart ve Hollanda Groningen Üniversitesinden Bernard L.Feringa’ ya verilmesine karar verdi.

makaleye erişmek için tıklayınız
Snell Yasası: Işığın Farklı Ortamlardaki Hareketleri ve Matematiksel İspatı
Evrim Ağacı internet sitesinde 29 Eylül 2016’da yayınlanan yazının genel konusu optiğin alanı olan ışığın farklı ortam içerisindeki hareketini tanımlayan Snell Yasası hakkında. Yazıda bu yasanın matematiksel ispatının nasıl yapılabileceği gösteriliyor. Yazarı, yazının konusunu bu şekilde seçmesinin nedenini matematiğin fizikteki fenomenleri anlamlandırmamıza nasıl yardımcı olduğunu göstermek olduğunu belirtiyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Gıda Renklendiricilerinin Kimyası
Siyah renkte bir su, renksiz bir kolalı içecek, pembe bir tereyağı ya da yeşil renkli ketçap ister miydiniz? Size garip gelebilir ama bu ürünler piyasada mevcut. Ancak, bu ürünlerin varlıklarını sürdürememelerinin bir nedenivar: Tüketiciler, tadıyla bağdaşan renkte gıdaları tercih ediyorlar.

Renkle tat arasındaki bağlantı mantıksaldır. Portakallar turuncu renkte oldukları için portakal rengindeki içeceklerin portakal tadında olmalarını bekleriz. Kırmızı içeceklerin vişne, mora çalan kırmızı içeceklerin de üzüm tadında olmalarını beklemek gibi

makaleye erişmek için tıklayınız

Değişik Dokulardaki Karışık Gıdalarla Beslenmek Tokluk Duygusunu Arttırıyor
Bilim insanlarının yaptığı bir çalışma, farklı dokulara sahip bir başlangıç tabağıyla başlayan yemek yemenin, tek tip dokuya sahip başlangıç tabağıyla başlayan yemeğe göre daha tok tuttuğunu belirlediler. Appetite dergisinde Ekim 2016’da yayınlanan bir çalışmaya dayanan yazımızın ilginizi çekeceğini düşünüyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Küçük Çocukların Deterjan Kapsüllerinden Zehirlenme Riski
2016 yılının Nisan ve Haziran aylarında yayınlanan iki ayrı çalışmada, çamaşır ve bulaşık makinelerinde kullanılan deterjan kapsüllerinin, küçük çocuklarda önemli tahribata yol açabilen kazalarla ilgili riski artırdığı belirtiliyor. Riskin, çamaşır ve bulaşık makinelerinde kullanılan ve yüksek derişimde deterjan içeren deterjan kapsüllerinin gerek renkleri gerekse boyutları dolayısıyla şekerlemeleri andırmalarından kaynaklandığı belirtiliyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kim Uyuyor?
Bir zamanlar yalnız kuşlara ve memelilere özgü olduğuna inanılan uykunun, çok hücreliler (metazoon) krallığı boyunca var olduğu görüldü. Hiç kimse tam olarak nedenini bilmese de öyle görünüyor ki bazı hayvanlar uykusuz yaşayamıyor. The Scientist dergisinde bu yılın Mart ayında yayınlanan bir değerlendirme yazısından yola çıkılarak hazırlanan yazımızda, kara ve deniz memelilerinde, kuşlarda, balıklarda ve böceklerde uyku olgusu ayrıntılı bir biçimde ele alınıyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
5 Saniye Kuralı Çürütüldü!
Rudgers Üniversitesi’nden bilim insanları; geniş kitlelerce kabul edilen yere düşen yiyeceklerin 5 saniye içinde yerden alındığında güvenli olduğu görüşünü çürüttüler. Amerikan Mikrobiyoloji Topluluğu’nun Applied and Environmental Microbiology dergisinde yayınlanan bir çalışmada, yere düşen bir şekere bakterinin transferi olması, nem, yüzey tipi ve temas süresine bağlı olarak 1 saniyeden az sürede başlıyabiliyor. Gerçek Bilim adlı internet sitesinde yayınlanan yazının ilginizi çekeceğini düşünüyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
3Boyutlu (3B) Baskı Nedir?
3 boyutlu veya 3B baskı ya da “eklemeli üretim” olarak isimlendirilen süreç, dijital bir dosyadaki verileri kullanarak üç boyutlu nesneler yapmak olarak özetlenebilir. 3B baskılı nesnenin oluşturulması “ekleme süreçleri” kullanılarak elde edilir. “Ekleme süreci” boyunca, bir nesne oluşturulana kadar, onu oluşturan ardışık katmanlar çıktıya eklenir. Bu tabakaların her birini, sonuçta ortaya çıkacak olan nesnenin ince dilimlenmiş enine kesitleri olarak düşünebilirsiniz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Düşük FODMAP Diyeti Hassas Bağırsak Sendromu Sorununu Azaltır mı?
8 mart tarihli bültenimizde, Chem matters’da Mart 2015 tarihinde David Warmflash’ın yazdığıdüşük FODMAP diyeti ile Spastik kolon sorunlarının azaldığını belirten bir makaleden hareketle hazırlanan bir yazı yayımlanmıştı. Tüm bilimsel konularda olduğu gibi bu konu ilgili ileri araştırmalarda devam etmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Dans Sınırları Kaldırıyor
Dans etmeyi denediyseniz karşınızdakinin hareketlerini taklit etmeye başladığınız anda o kişiyle aranızda bir bağ kurulduğunu da hissetmiş olmalısınız. Mayıs ayında Frontiers in Psychology’de yayımlanan bir çalışma bu hissinizde yanılmadığımızı gösteryor

makaleye erişmek için tıklayınız
Dünya Kimya Sektörü Açısından 2015 Yılının Değerlendirilmesi
ABD Doları’nın diğer paralar karşısında değerlendiği, petrol fiyatının ucuzladığı ve dünya ekonomisinin durgun seyrettiği 2015 yılında, dünya kimya sanayisinde satışlarda bir miktar azalma, karlardaysa artış görülüyor.

Diğer taraftan, etkinlik merkezinin başta Çin olmak üzere Asya ülkelerine kaymayı sürdürdüğü sektörde, çeyrek yüzyıldır süren şirket birleşmelerinin ve alımlarının boyut büyüterek devam ettiği de görülüyor. Yazımızın, bu çerçeve içinde etraflı bir bilgi sağlayacağını umuyoruz

makaleye erişmek için tıklayınız

Yeni Sinir İlaçlarının Nihayet Migreni Önleyebileceği Görülüyor
Dünya genelinde yaklaşık 700 milyon insanın dünyasını belli aralıklarla zindana çeviren; öğrenim, iş ve ev hayatlarındaki performanslarını ve mutluluklarını ciddi biçimde etkileyen migrenle ilgili bu yazımızda hem hastalıkla hem de tedavi yollarıyla ilgili bilgiler yer alıyor. Ayrıca, Kaliforniya Üniversitesi San Fransisco Yerleşkesi’nden nörolog Profesör Gadsby’nin çalışmalarıyla başlayan süreçte gelişen umut verici yeni bir tedaviyle ilgili bilgiler de sunuyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Orta Doğu'da Akraba Evliliklerinin Oranı Dünyanın Diğer Ülkelerdekinin On Katı
Orta Doğu'daki geleneksel aile yapısının ve yerleşik kültürlerin yol açtığı çok zararlı geleneklerden birisinin akraba evlilikleri geleneği olduğu biliniyor. Akraba evliliği sonucu çocuklarda nadir gözüken, çekinik genetik hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Buna rağmen gelenek bölgede devam etmektedir. Orta Doğu'daki geleneksel aile yapısının ve yerleşik kültürlerin yol açtığı çok zararlı geleneklerden birisinin akraba evlilikleri geleneği olduğu biliniyor. Akraba evliliği sonucu çocuklarda nadir gözüken, çekinik genetik hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Buna rağmen gelenek bölgede devam etmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Birleşik Krallık’ta 2016’da Yenilenen Haftalık Alkol Sınırı Birbuçuk Şişe Şarap!
2016 başında İngiltere Sağlık Bakanlığı, Büyük Britanya’da alkol kullanımı üst sınırıyla ilgili tavsiye kararını yeniledi: Haftalık alkol alımının 140 ml saf alkol eşdeğeri olarak tutulması salık veriliyor. Bu, yaklaşık olarak, haftada 1,5 şişe şaraba veya dört duble kadar rakıya ya da 5,5 şişe biraya karşılık geliyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Biyonik Yapraklar Güneş Işığını Yakıta Dönüştürmekte
Bilim adamları yaptıkları yapay yapraklarla güneş enerjisini kullanıp su moleküllerini ve hidrojen yiyen bakterileri parçalayarak sıvı yakıt elde etmeyi başardılar. Bu yeni sistemin verimi, doğal fotosentezin ulaşabildiği verimden çok daha yüksek. En hızlı gelişen bitkilerde bile fotosentez yoluyla enerji elde etme verimi %1 iken, bu sistem vasıtasıyla güneş enerjisinin % 10’una eşdeğer enejiye karşılık gelen biyolojik kütle (dirim kütle) üretimi mümkün olabiliyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Deniz Suyunu Tuzsuzlaştırmada Yeni Buluş: Denizleri Fazla Tuzdan Koruma
Bir kimyacı Ortadoğu’da şehir şebeke suyu eldesi için hem deniz suyunun tuzdan arıtılmasında sıkça görülen konsantre tuz atığının denize gönderilmesini hem de petrol ve doğal gaz tesislerinde açığa çıkan CO2 gazının atmosfere bırakılmasını önlemek için bir yöntem geliştirdi.

Giderek yaygınlaşan, deniz suyundan ters ozmos yöntemiyle içme ve kullanma suyu eldesinin, bir yandan da, ürettiği aşırı tuzlu atık akımı nedeniyle denizlerde tuzlanmanın artmasına neden olma potansiyeline sahip olduğu biliniyor.

makaleye erişmek için tıklayınız

Hastane Enfeksiyonlarına Karşı Nano Boyutta Savunma
Kullandığımız antibiyotiklere dirençli mikropların giderek artması, hastane enfeksiyonlarıyla mücadeleyi başedilmesi zor bir sorun haline getirmektedir. Son zamanlarda antibiyotiklerin keşfi üzerine yeni yaklaşımlar, yerinde olarak, çok fazla dikkat çekmektedir. Bu yöntemler tedavi edilemeyen hastane enfeksiyonlarının sayısının günden güne artması nedeniyle oldukça önemlidir. Bu tip enfeksiyonları engellemek için nanoteknolojik ilerlemelerden faydalanılması ilaç temelli yaklaşımlara ilave olarak uygulanabilir bir strateji olmaya doğru hızlıca gitmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
SVHC Aday Listesi Güncellendi
6 Mayıs tarihli bültenimizde Türkçeleştirilmiş halini yayınladığımız AVRUPA KİMYASALLAR AJANSI ECHA’NIN (SVHC) ADAY LİSTESİ 20 Haziran 2016’da güncellendi.

Avrupa Birliği REACH uygulaması kapsamında, AB bölgesinde üretilen veya ithal edilen kimyasallardan insan sağlığı ve çevre üzerinde geri dönüşümsüz olumsuz etkilere sahip olanların öncelikle denetlenmesini ve kısıtlanmasını, giderek de AB pazarında kullanılmamasını amaçlamaktadır.

makaleye erişmek için tıklayınız

“Sol” Geni, “Sağ” Geni ???
Gerek bilim insanları gerekse sıradan insanlar, her zaman, kişilerin siyasal inançlarının yetişmeleri ve çevreleri ile ilişkili olduğunu belirtirler. Oysa, yakınlarda yapılan araştırmalar siyasal eğilimlerimizin belirlenmesinde sanılandan büyük bir genetik bileşenin de olduğunu gösteriyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Balın Kimyasal Bileşimi
Doğanın orijinal tatlandırıcısı olan bal en az altı bin yıldır besin olarak kullanılıyor. Bu sürenin çoğunda da, dünya nüfusunun büyük bölümü için tek tatlı kaynağı oldu. Bal, yaklaşık olarak 20.000 arı türünün sadece altı ile onbiri tarafından üretilir.

İlk bakışta aşırı doygun bir şeker çözeltisi olarak nitelendirilebilecek olan balın, kimyasal bileşimiyle ilgili olarak yapılan çalışmalar, balın içeriğinin çok daha zengin olduğunu gösteriyor.

makaleye erişmek için tıklayınız

IUPAC Dört Yeni Elementin İsimleriyle İlgili Önerileri Duyurdu
Keşifleri Ocak 2016’da, Uluslararası Saf ve Uygulamalı Kimya Birliği IUPAC tarafından onaylanan 4 yeni elementle ilgili olarak, keşfi yapan bilimciler buldukları elementler için isim ve sembol önerilerini IUPAC’a bildirdiler. Yeni elementler için önerilen isimleri ve bu isimlerin önerilme nedenlerini öğrenmek için yazımızı okuyunuz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Yosun Bilimi
İki yarımadaya yerleşik bir ülkede yaşamamıza karşın, denizle ilişkimizin kitleselleşmesinin batılı turistlerin ülkemizin kıyılarını keşfetmesiyle, deniz ürünlerine ilgimizin artmasının da, balığın kalp damar sağlığı açısından iyi bir besin olduğu söyleminin yayılmasıyla geliştiğini hep biliyoruz.

Ama bir de yosunlar var.

Yapılan incelemeler deniz yosunlarının ıspanak ve yumurtadan daha iyi bir demir kaynağı olduğunu gösteriyor.

makaleye erişmek için tıklayınız

Acı Biberler
Dünyanın en acı biberi hangisidir?

Tabasco biberi mi, Moruga akrebi adlı biber mi, Kırmızı Savina Habanero mu yoksa Halep acı biberi mi?

Biberlerin acılık düzeyini belirlemekte kullanılan Scoville ölçeğini biliyor musunuz?

Hangi biberin Scoville ölçeğine göre acılık düzeyi ne kadardır?

Peki ya biber gazı?

Biber gazındaki etkin maddenin gerçekten de acı biberlerdeki etkin maddeyle bir ilgisi var mıdır?

makaleye erişmek için tıklayınız

Kısa Metinler: Kyoto Protokolü Nedir?
Kyoto protokolü’nün genel çerçevesi, protokolle birlikte hukuksal çerçevesi oluşturulan karbon salımının (:emisyonunun) ticareti kavramı ve karbon borsası hakkındaki bazı temel bilgileri anımsatan notumuza göz atabilirsiniz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kısa Metinler: Sera Gazı Nedir?
Başlıca sera gazları, ortak özellikleri, CO2’nin birim etkisi temelindeki eşdeğer etki faktörleri hakkındaki bilgilerinizi tazelemek isterseniz bu bilgi notumuza göz atmanızı öneririz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Çikolata: Yeni Sağlıklı Besin ya da
İçerdiği polifenollerle DNA hasarlanmalarına, dolayısıyla da kalp hastalıklarına, kansere, Alzheimer’e karşı koruyucu bir işleve mi sahip?

İçerdiği anandamid’le mutluluk mu yaratıyor?

Fenil etil amin’le zihnimizi mi keskinleştiriyor?

İçerdiği azımsanmayacak miktardaki kaloriyle kilolarımıza kilo mu katıyor?

Çikolatanın kimyasına daha yakından bakarak, çoğumuzu hazza boğan bu yiyecek hakkında daha bilgili olmak ister misiniz?

makaleye erişmek için tıklayınız

2015 Yılı Nobel Tıp Ödülü
2015 yılı Nobel Tıp Ödülü, her biri, dünyanın en az gelişmiş bölgelerindeki yoksul insanların en fazla zarar görmesine yol açan parazit kökenli hastalıkların tedavisinde çığır açıcı çalışmalar yapan üç bilim insanına verildi: İrlanda’lı William C. Cambell’e, Japon Satoshi Omura’ya ve Çin’li Youyou Tu’ya. Üç çalışmacının yaptıkları, şimdiden, her yıl milyonlarca insanın acı çekmesini önlüyor ve onlar bilimin insanlığa hizmet yolundaki en etkili araç olduğunu örneklemiş oluyorlar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Avrupa Kimyasallar Ajansı ECHA’nın Kullanımı İzne Bağlı Maddeler Listesi’ni de Türkçe Olarak Yayınlıyoruz
Avrupa Kimyasallar Ajansı ECHA’nın SVHC Aday Listesi’ndeki maddelerden, yarattıkları insan sağlığı ve çevre riskleri nedeniyle öne çıkanlar bir araya getirilerek, daha küçük bir liste daha oluşturulmuştur. Kullanımları esas olarak durdurulmuş olan, istisnai kullanımları ise izne bağlı olan maddeleri içeren bu listenin İngilizce adı “Authorization List” tir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Avrupa Kimyasallar Ajansı ECHA’nın (SVHC) Aday Listesi’ni Türkçe Olarak Yayınlıyoruz
Avrupa Birliği REACH uygulaması kapsamında, AB bölgesinde üretilen veya ithal edilen kimyasallardan insan sağlığı ve çevre üzerinde geri dönüşümsüz olumsuz etkilere sahip olanların öncelikle denetlenmesini ve kısıtlanmasını, giderek de AB pazarında kullanılmamasını amaçlamaktadır. Bu bağlamda atılan ilk adım, Avrupa Kimyasallar Ajansı (: European Chemicals Agency, ECHA) aracılığıyla Çok Yüksek Önem Arzeden Maddeler (İngilizce deyimiyle Substances of Very High Concern ya da SVHC) listesinin hazırlanması olmuştur.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kısırlığın Endokrin Sistemini Bozucu Kimyasallarla ilgisi
Günümüzde kadınların hamile kalması her geçen gün zorlaşmakta, bir çok kadına da kısır teşhisi konulmaktadır. Araştırmalar bunun endokrin sistemini etkileyen kimyasallarla bağlantısı olduğunu göstermektedir. Bunun Avrupa’daki doğrudan ve dolaylı zararlarının yıllık 1,4 milyar Euro kadar olduğundan söz ediliyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Kimya ile Nörobiyolojinin Buluşması: Kimyasal Elementleri Keşfetmek ve Disleksi Sorunu
“Yaz tahtaya bir daha!” “K” neden kalsiyumun değil de potasyumun simgesidir? Potasyumun simgesi “P” veya “Po” olsa daha iyi olurdu; en azından disleksik kimyagerler için. Uluslararası Disleksi Birliği, disleksiyi, “nörobiyolojik bir öğrenme güçlüğü” olarak tanımlar. Kişinin doğru ve/veya hızlı bir şekilde kelimeleri tanıma, heceleme ve kodlama yeteneğinde yaşadığı zorluk, bu bozukluğun en önemli karakteridir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Dövmeler
Önce çizgi film karakterleriyle popüler olan dövmeler bugün her yerdeler. Bunun için “Miami Ink” adlı televizyon programına, Calvin Klein dergi reklamlarına veya David Beckham, Johnny Depp ve Katy Perry gibi ünlülere bakmamız yeterlidir. Basketbol ve futbol maçlarındaki dövmeleri farketmediniz mi?

makaleye erişmek için tıklayınız
Zehirleyen Şeker
Tüm dünyada şeker kullanımı 50 yıl öncesine oranla yaklaşık 3 misli artmıştır. Amerika’da bir kişi ortalama yılda 40 kg ilave şeker (yani, alınan doğal gıdalarla gelenin yanısıra yiyeceklere eklenen şeker) tüketmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Hangi Kimyasallara Karşı Dikkatli Olmak Gerekiyor?
İnsan sağlığına ve çevreye zararlı olduğu bilinen maddelerle ilgili en kapsamlı listeleme çalışması, Avrupa Birliği’nin yürürlüğe koyduğu REACH yönetmeliği çerçevesinde gerçekleşti. Bu yazımızda, bu maddelerle ilgili genel bie açıklamaya yer veriyoruz. İki hafta sonra, bu maddelerle ilgili güncel listeye yer vermeyi planlıyoruz. Hedefimiz, izleyen haftalarda da “Çok Yüksek Önem Arzeden” bu maddelerle ilgili bilgi dokğmanlarını sizlerle paylaşmak olacak

makaleye erişmek için tıklayınız
Yapay Fotosentez için Yarıiletken ile Bakterinin Melezleştirilmesi Başarıldı
Karbondioksiti kullanarak organik moleküller sentezleyen bakterilerin varlığını biliyoruz. Bu, hem alternatif bir yolla yakıt, ilaç vd amaçla kullanılan hidrokarbonların üretimi, bu arada da küresel ısınmada büyük payı olan karbon dioksitin azaltılması açısından uzun zamandır ilginç bulunan bir konu. Öte yandan, enerji gerektiren bu dönüşüm tepkimeleri için neredeyse sınırsız bir enerji kaynağına, güneşe sahip olduğumuz da biliniyor. Bu bakterilerin, güneş enerjisini kullanarak anılan organik molekülleri üretmeleri çok iyi olurdu, kuşkusuz. Kaliforniya Üniversitesi Berkeley yerleşkesinden bir grup araştırmacı buna olanak sağlayacak bir yol bulmuş görünüyorlar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Yatağa Gidin!
Uykusuzluğun sonuçları, yalnızca ertesi gün uykulu dolaşmak, dikkatte eksilme, uyarılara yanıt vermede gecikme gibi kısa erimli sorunlarla mı sınırlıdır? Uykusuz kalmanın kısa ve uzun erimli sonuçlarının incelendiği çok sayıdaki çalışmanın gözden geçirildiği bir yazı yer alıyor bu sayımızda.

makaleye erişmek için tıklayınız
Bilinen En Güçlü Zehiri Şırınga Ederek Gençleşmek ! Ya Da Botoks Yaptırmak
Özellikle de, kırışmaya yol açan kasların kasılması önlenerek kırışıklıkların önünü almak mümkün olabiliyor. Ayrıca, istemsiz olarak çok sık göz kırpma, aşırı terleme ve migrenin tedavisinde de Botoks’tan yararlanılıyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Pi Sayısı: Pi Değerini Bulmada Uzun ve Maceralı Bir Yolculuk
Pi( ? ) işareti ile gösterilen sayı, daire , küre, silindir, konik ve elips gibi yuvarlak ( yada yuvarlağa yakın ) nesnelerin hesaplamalarında kullanılıyor. Bu değer, dairenin yarıçapı ile çevresi ve alanı (çevre =2 ? r, alan = ? r2 ) arasındaki ilişkiyi anlamak gibi yukarıdaki şekillere ait bir çok önemli değeri hesaplamak için gereklidir. Pi sayısının değerinin belirlenmesinin uzun ve ilginç serüvenini merak ediyorsanız bu yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Bakteriler Çöp Depolama Sahalarındaki Plastikleri Yiyip Bitirecek
Bir gün, küçücük bir mikrop, her yıl depolama sahalarına istiflenen milyonlarca metreküp polietilen tereftalatı (PET) yiyip bitirebilecek. Japonya’daki araştırmacılar, PET’i ana karbon ve enerji kaynağı olarak kullanan dünyanın ilk PET yiyen bakterisini keşfettiler. Her yıl, plastik üreticileri su şişesi yapımında, salata kutusu yapımında, fıstık ezmesi kavanozu yapımında ve buna benzer diğer ürünler için 45 milyon metre küp PET’i piyasaya sürmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Sera Gazı Nedir?
Atmosferde bulunan ve ısı tutma özelliği olduğu için küresel ısınmaya neden olan gazlar sera gazları olarak tanımlanmaktadır. Küresel ısınmadaki baş aktörün sera gazları olarak anılan gazlar olduğu bilinci tüm toplumlarda giderek yaygınlaşıyor. Bu bilgi notunda sera gazlarıyla ilgili kısa bilgilere yer veriyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Arsenik: Gıdada Ve Suda ‘’Zehirin Kralı ‘’
Yüzyıllar boyu, dünyanın çeşitli saraylarındaki iktidar mücadelelerinde gündeme gelen faili meçhul suikastlerin favori zehirlerinin bışında gelen arsenik, toplum sağlığı açısından da riskler taşıyabiliyor.Başta pirinç olmak üzere, yaygın tüketilen bazı gıdalarda, zehirli arsenik elementinin seviyesi, Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Amerikan Çevre Koruma Ajansı’nın verdiği su standart değerlerinin çok üzerinde olabiliyor.Bu yazımızda, arseniğin vücuda alınmasına yol açabilecek gıdaların yanısıra, vücuda alınan arseniğin yol açabileceği rahatsızlıklar ve bunların mekanizmalarına değiniliyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Sabah Uyanınca Neden Yorgun Olunur? Uyku Bilimi
Neden geceleri uykumuz gelir? Neden ergen gençler erken uyanmakta zorluk çekerler? Neden bazı okul yönetimi ders başlama saatini daha geç saate alma eğilimindedir? Çokça sözü edilen biyolojik saat ya da sirkadiyan ritim terimlerinin kimyasal ve biyolojik karşılıkları nedir? Bu soruların cevabı uykunun kimyasında aranmalıdır.

makaleye erişmek için tıklayınız
Sindirimde Sorunlar- Kalın Bağırsakta Fermente Olan Gıdalar
Gıda alımına bağlı olarak yaşanan ve kendisini gaz sancısı, ishal gibi belirtilerle gösteren “tahriş olabilen bağırsak” sendromuna yol açan nedenlerden birisi bünyenin FODMAP’lara tahammülünün az olması yani intoleransıdır. Fermente olabilen Oligosakkaritler, Disakkaritler, Monosakkaritler ve Poliollerden oluşan gıda grubu, İngilizce’de FODMAP’lar olarak anılırlar. Bu gıda grubunun alınma miktarıyla doğru orantılı olarak oluşabilen rahatsızlığın ekanizmasını merak ediyorsanız yazımızı okuyunuz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Bitkisel Bazlı Biyo-Pet (Polietilen Tereftalat) Üretimi
Monoetilen glikolle saf tereftalik asitin önce esterleştirilip ardından da polimerleştirilmesi yoluyla üretilen polietilen tereftalatı ya da yaygın bilinen kısaltmasıyla PET’i bitkisel esaslı ham maddelerden yola çıkarak da yapmak mümkün müdür? Kuramsal olarak mümkün olan bu yaklaşım, pratik olarak da hayata geçirilebildi. En azından %30’u bitkisel esaslı ham maddelerden üretilen PET polimerinden yapılmış şişeler bir süredir içecek ambalajı olarak kullanıma sokuldu. Bu makale ile, bitki esaslı ham maddelerin kullanıldığı biyo-PET üretimi sektörünün güncel bir fotoğrafını sizlere sunuyoruz; konuyu kimyasal, sınai ve ticari boyutlarıyla da ele alarak.

makaleye erişmek için tıklayınız
Türk Bilim İnsanları Buzlanmayı Geciktiren Bir Karayolu Kaplama Malzemesi Geliştirdiler
Koç Üniversitesi’nden Seda Kızılel ve bir grup çalışma arkadaşı, yollara tuz dökerek buzlanmayı önlemeye dayanan ve hem verimsiz hem de sakıncalı olan yerleşik yöntemin yerine, buzlanmayı geciktiren bir yol kaplama malzemesi geliştiriyorlar. Araştırmacılar, Pickering emülsiyonları oluşturarak, buzlanmayı önleme özelliği çok daha fazla olan, buna karşın korozyon yapma potansiyeli daha düşük olan potasyum formatı, stiren-bütadyen-stiren (SBS) içine dağıttılar. Böylece, potasyum formatın zaman içinde kontrollu salımı ile buzlanmayı geciktirmesini sağlayan bir mekanizma geliştirdiler. Dünyadaki pek çok bilim haber sitesinin ve popüler bilim yayıncısının da dikkatini çeken çalışmayla ilgili yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Şekerleme yapmanın tatlı bilimi
Akide şekeri, yaz helvası, pamuk helva, cam şeker ya da jelibon. Söz konusu şekerlemelerin hepsi şekerle yapılır. Aynı bileşime sahip olmalarına karşın onları bu kadar birbirinden farklı doku ve lezzete sahip kılan nedir? İşte bu yazımızda, kristalleşmenin büyülü etkisine ve bu süreçte, hangi değişkenlerle nasıl oynayarak ortaya çıkacak olan yapıyı şekillendirebileceğimize değinilecek.

makaleye erişmek için tıklayınız
Gözenekli sıvı eldesi mümkün
Yine CO2’yi tutarak atmosferdeki sera gazı derişimini düşürmeye yönelik bir diğer kimyasal araştırma alanından daha bir çalışma örneğini sunmak istiyoruz. Bu kez, bilim insanlarının, CO2’yi tutmak amacıyla geliştirdikleri sıvı malzemelerden söz edilecek.

makaleye erişmek için tıklayınız
CO2'yi yakalayabilen ve yararlı hale dönüştürebilen malzemeler
İklim değişikliğiyle mücadelede kullanılabilecek seçeneklerden biri elektrik üretimi ve sanayi süreçleri tarafından üretilen CO2’yi yakalamak ve yararlı hale dönüştürmek olacaktır. Kovalent Organik Çerçeveler (COF) olarak anılan yeni moleküler yapılar bu amaçla kullanıldığında etkileyici sonuçların elde edilmesine olanak sağlıyorlar.

makaleye erişmek için tıklayınız
Fizikte yeni bir devrim: Yerçekimi dalgalarının gözlemlenmesi
Albert Einstein, 1916 yılında ortaya koyduğu Genel Görelilik Kuramı çerçevesinde, büyük uzay cisimlerinin, etraflarındaki uzay-zamanı büktüğünü ileri sürmüştü. Bu kuram uyarınca varolması öngörülen yerçekimi dalgalarının varlığının doğrudan gözlemlerle kanıtlanması 14 Eylül 2015 gününe değin mümkün olamamıştı.

makaleye erişmek için tıklayınız
Korozyon ve organik kaplamalarla önlenmesi
Üç alt bölümden oluşan belgenin ilk bölümünde, metallerin korozyonuyla ilgili elektrokimyasal ve metalürjik süreçler ele alınmaktadır. İkinci bölümde, boyaların ve organik kaplamaların metallerin korozyonunu geciktirmesinde gündeme gelen mekanizmalara değinilmektedir. Üçüncü bölümdeyse, boya ve organik kaplamalarla sağlanması umulan koruma işlevinin test edilmesinde benimsenen yaklaşım ve yöntemler hakkında bilgiler verilmektedir. Sunum belgesi biçiminde hazırlanan ve 39 saydamdan oluşan belgeye buradan ulaşabilirsiniz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Toplanan pet şişeler ne yapılıyor?
Pet şişeler günümüzde çok yaygın olarak su ve meşrubat ambalajlamada kullanılır, Sert ya da bükülebilen yapıda olan bu şişelerin aslında önemli bir tekstil polyester elyaf hammaddesi olduğunu biliyor muydunuz? Her tür tüketim maddesinde geridönüşüm bilincinin geliştiği günümüzde PET şişe atıkları toplanıp işletmelerde polyester elyaf haline dönüştürülmekte ve en başta çorap olmak üzere battaniye, halı, döşemelik kumaş... gibi ürünler üretilerek bize geri dönmektedir.

makaleye erişmek için tıklayınız
İyi temperlenmiş çikolata
Özellikle de ılıman iklim kuşağındaki ülkemizde, sıcakta yumuşamış bir çikolatayı bir dostuğumuza ikram ettiğimizde, ya da konuk olduğumuz bir yerde bize ikram edilen çikolatayı aluminyum ambalajından çıkarmakla uğraştığımızda yaşananan sevimsizliklere çoğumuz tanık olmuşuzdur. Olan bitenin arkasındaki birincil nedenin, kakao yağının kristal tipinin ve buna bağlı olarak belirlenen erime sıcaklığının olduğu biliniyor. Peki, bunu, çikolatanın üretimi sırasında denetlemek olası mıdır? Merak ediyorsanız, bu yazımızı okumanızı öneriririz.

makaleye erişmek için tıklayınız
Dört yeni elementin onaylanması ile periyodik tablonun yedinci periyodu tamamlandı
Atom sayıları 113-115-117 ve 118 olan dört yeni elementin, sentezinin gerçekleştiği, Uluslararası Teorik ve Uygulamalı Kimya Birliği – International Union of Pure and Aplied Chemistry ( IUPAC ) tarafından onaylandı. Böylece Periyodik çizelgenin yedinci periyodu tamamlandı.

makaleye erişmek için tıklayınız
Akıllı telefonlar: Akıllı kimya
Eğer akıllı telefonların kimya bilimi ile nasıl bir ilişkisi olduğunu merak ediyorsanız, periyodik cetvele bakmanız yeterlidir. 83 kararlı (radyoaktif olmayan) elementin en az 70 tanesi akıllı telefonları oluşturan yapısal elementlerdir. Akıllı telefonunuzun ekranında gördüğünüz canlı kırmızı, mavi ve yeşil renkler, aynı zamanda telefonun devrelerinde ve hoparlöründe de kullanılan, nadir toprak elementleri sayesindedir. Telefonunuza titreşim özelliği veren de neodimyum ve disprosyum elementleridir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Metal partikülleri geleceğin temiz yakıtı olabilir mi?
Yeni bir çalışmada; temiz ve birincil enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere üretilen metal tozlarının sıkça tartışılan alternatifler olan hidrojen, biyoyakıt ve yakıt pilleri ile mukayese edildiğinde fosil yakıtların yerine uzun dönemde daha verimli ve kullanılabilir bir alternatif olabileceği belirtilmiştir.

makaleye erişmek için tıklayınız
Lastik gibi esnek cam üretimi yakın mı?
Kauçuğun moleküler yapısından esinlenerek camda yapısal değişiklikler yapılması nasıl sonuçlar doğurabilirdi? Bu konuda, bir grup Japon bilim insanının çalışmalarının şimdiden ilginç sonuçlar verdiği görülüyor.

Konuyla ilgili olarak Tokyo Üniversitesinin yaptığı ve biraz daha fazla teknik açıklama içeren İngilizce basın duyurusuna da ulaşılabilir.

makaleye erişmek için tıklayınız

Tuz: Katil mi, günah keçisi mi?
Tansiyonun yükselmesine neden olarak, en yaygın ölüm nedeni olan kalp damar hastalıklarına mı yol açıyor, yoksa olumsuz etkileri abartılan, olmazsa olmaz bir beslenme ögesi mi? Bu konudaki tartışmaları derleyen ve gerek dünyadaki gerekse Türkiye’deki verilerle

makaleye erişmek için tıklayınız
Kadın beyni, erkek beyni
Gerek genel kamuoyundaki gerekse beyin araştırmaları yapan uzmanlar topluluğundaki genel ve yerleşik kanı, kadın beyniyle erkek beyninin tamamen farklı yapısal özellikler içerdiği yönünde Yakın zamanda yapılan, manyetik rezonans ve tomografi taramalarına dayalı bir çalışma, herkesin beyninin kadına özgü (dişil) ve erkeğe özgü (eril) yapısal unsurların bir mozaiğinden oluştuğunu gösteriyor…

makaleye erişmek için tıklayınız
GDO’lar, ot öldürücü ilaçlar (: Herbisitler) ve Halk Sağlığı
İki yeni gelişmenin, ABD'de yaygın olarak yapılan GDO'lu tarımsal üretim alanında önemli değişikliklere yola açmaya aday olduğu görülmektedir. Birincisi, genetiği değiştirilmiş (GD) ekinlere uygulanan ot öldürücü kimyasalların kullanımlarında keskin bir artış olmuş ve devam etmektedir. İkincisi, Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, GD ekinlerde en çok kullanılan iki yabancı ot ilacının da insanda kanser yapıcı olduklarından kuşku duyduğunu açıklamıştır.

makaleye erişmek için tıklayınız
Bir zamanlar Anadolu'da
Konya Çatalhöyük’te bulunan ve yaklaşık olarak milattan önce 7000 yılına tarihlenen çömleklerde balmumu kullanıldığı anlaşıldı. Çalışma, tarih öncesi dönem çiftçilerinin bal elde etmek için arıcılık yapmanın yanısıra çömleklerin su geçirgenliği önlemek amacıyla balmumundan faydalandıklarını göstermesi açısından ilginç bulunuyor. Araştırmanın insanların arı ürünlerini kullanmasının tarihini bilinenden en az 2 bin yıl geri götürdüğü belirtiliyor.

Hürriyet gazetesindeki haberin devamını,ya da Nature’da yayımlanan orijinal makaleyi okuyabilirsiniz.

makaleye erişmek için tıklayınız

cialis ohne rezept cialis bestellen kamagra oral jelly viagra kaufen kamagra 100mg levitra preis cialis generika levitra 20 mg levitra 20mg viagra generika lovegra kaufen kamagra bestellen viagra generika online viagra bestellen viagra kaufen kamagra apotheke viagra generika levitra generika cialis generika viagra online kaufen cialis ohne rezept viagra bestellen priligy dapoxetine kamagra online kamagra 100 levitra bestellen kamagra tabletten levitra generika kamagra gel cialis generika

Perovskit güneş pilleri silikondan daha verimli olabilir
Yükselen bir malzeme olan perovskit yapılı organometalik bileşiklerden, halen yaygın olan silikon esaslı teknolojiye göre daha ucuz ve verimli güneş pilleri yapılabileceği anlaşılıyor. Bu teknolojinin, silikon esaslı güneş pillerine oranla en öne çıkan avantajları, düşük maliyetle üretilebilmeleri, ham maddelerinin bol ve kolay bulunabilir olması ve farklı ham maddeler kullanılarak değişik özelliklerde güneş pilleri yapmaya olanak vermeleri olarak görünüyor. Perovskite yapılı güneş pillerinin 2009’daki bulunuşunu izleyen beş yılda gözlenen gelişme, güneş ışığından elektrik enerjisi eldesi konusunda bir devrimin eşiğinde olduğumuzu düşündürüyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Sadece egzersiz yaparak kilo verebilir misiniz?
Kalori alımını kısmadan, sadece egzersiz yaparak obeziteyle sürdürülebilir biçimde mücadele edilebilir mi? Bu konuda Rutgers Üniversitesi’nden Charlotte Markey ile yapılan bir röportaj bu yılın Ağustos ayında Scientific American dergisinde yayımlandı. Yazı, tartışmanın tıbbi boyutlarının yanısıra ekonomiyle ilgili boyutlarının da olduğuna vurgu yapıyor.

makaleye erişmek için tıklayınız
Ter ve terleme hakkında bilmediğimiz 20 Önemli Nokta
Duygular, sağlık, beslenme şekli … Hepsi terinizin yapısını etkiler. Ama unutmayın, terinizin parmak izi sadece size aittir. Discover dergisinin Temmuz/Ağustos 2015 sayısında yayımlanan bir makaleden yola çıkılarak derlenen yazımızda, terimizle ilgili çoğumuzun bilmediği 20 ilginç ve önemli noktaya değiniliyor.

makaleye erişmek için tıklayınız

comprar lovegra kamagra gel cialis generico viagra pfizer kamagra gel viagra generico cialis precio cialis sin receta viagra o cialis precio viagra viagra precio levitra uk cialis generic kamagra gel kamagra 100mg cheap cialis uk cheap levitra uk